İzmirli Olmak

İZMİRLİ OLMAK

Evrim Akses 

Evrim AKSES

15 Aralık 2014

İzmir için bir cinsiyet seçmem gerekse ona kadın derdim. Ancak bir kadın bu kadar zarif ve anaç olabilir çünkü.  Zarif ve güvenli kollarıyla insanı sarıp sarmalayan anaç ama bir o kadar da asil ve naif bir kadındır İzmir.

İzmirli olan, İzmirli hisseden ve İzmirli tanıdığı olanlar bilir.

Başka gözle bakmaktır dünyaya İzmirli olmak. Güzel, kinsiz, önyargısız, bakir gözlerle.

Rahat davranmaktır İzmirli olmak. Gecenin bir vakti “kız başına” evine dönebilmektir. Huzurlu olmaktır. Fikirlerini dilediğince beyan etmek ve yadırganmayacağını bilmektir. Kalıpların insanı olmamak, kalıpların dışına çıkabilmenin özgürlüğünü yaşamaktır. Özgür olmaktır. Karşı cinsin yanlış anlayacağını düşünmeden ona sarılmaktır. Kardeş gibi. Kuralları olmak, ama kuralsızlığı da çok sevmektir.

Çocukken Kemeraltı çarşısına girmeden, Saat Kulesi’nin önündeki kuşları, oradaki yaşlı dede-ninelerden aldığın yemlerle beslemiş ve bu çarşıda mutlaka en az bir kez kaybolmuş olmaktır.

Bostanlı’da, balıkçı barınağındaki Churchill Kafe’de, pek çok lise hatırası biriktirmiş, bir zamanlar feci kokan körfez kokusunu bile, aşkla içine çekebilmiş olmaktır.

Konuşurken arada kelimeleri yuvarlamak, “geliyom-gidiyom” deyivermenin rahatlığına kaçmaktır. Kasmamaktır İzmirli olmak.

Sabahları pasaport iskelesinde gevrek-tulum peyniri ve çay ile kahvaltı etmeden işe gitmemek, otobüste kent-kartını, başkası için basıp karşılığında para kabul etmemektir. Böyle de can olmaktır tanımadığınla bile.

Hıdrellezi doyasıya yaşamak, Sevinç Pastanesi’nin önünde kaç kez buluştuğunu hatırlayamamak, Kıbrıs Şehitleri’nde bıkmadan dolaşmak, Kordon’da bira keyfini pek çok şeye değişmemektir.
Kumrunun sadece bir kuş cinsi değil, afiyetle yenen bir sandviç olduğunu, pavyonun ise sadece gece kulübü anlamına gelmediğini, fuardaki stantlara da pavyon dendiğini biliyor olmaktır İzmirli olmak.

Temmuz, ağustos sıcaklarından bunalıp hafta sonları Foça, Çandarlı, Dikili, Gümüldür, Seferihisar ve Çeşme’ye kaçmak, hem de bu cennetlere iki saatte gidivermektir. Buralarda  ağustos böceklerinin çılgın bestelerini dinleyip huzur bulmaktır. Akşamları, sahilde çiğdem çitlemek, dondurma yiyerek eve dönmektir.

Yazları balkonda yemek yemek, dahası balkonda uyumak, balkonda yaşamaktır. Yaz akşamlarını kahvaltı ile geçiştirmek, yemeği salatasız, balığı deniz börülcesiz yiyememektir İzmirli olmak.

Dost bilmektir herkesi. Nergis satan sokak çiçekçileriyle tanış olmak, onlarla ayaküstü edilen kısacık sohbetlerde mutluluk bulmaktır. Sokaklarında yürürken karşıdan gelene gülümsemek, aynı sıcak tebessümü karşındakinden de alabilmek, bir tebessümün yarattığı mucizeyle dolabilmektir İzmirli olmak.

Başka bir şehre yolun düştüğünde, herkesi kendin gibi sanmak, öyle olmadığını görünce afallamaktır. Mutlu olamamaktır başka yerlerde.

Ama en önemlisi,  aydın olmaktır İzmirli olmak. Tabu nedir, bilmemektir. Cinselliği ayıp saymamak, ekmek-su kadar doğal bir ihtiyaç olduğunun bilincinde olmaktır. Cinselliğe dair her şeyi, rahatça konuşabilmek, namusu bacakların değil, düşüncelerin arasında aramaktır İzmirli olmak.

Sakin Karşıyaka’da oturmayı, otantik Kemeraltı’nda umarsız bir turist olmayı,  zarif Alsancak’ta Sevgi Yolu ve Gül Sokak’ta gezip, mucize Kordon’da rakı-balık yapmayı dünyanın en büyük zevki saymak, midyenin en güzelini yemek  için üşenmeyip  taa Urla’ya gitmektir İzmirli olmak.

Karşıyaka-Konak vapuruna kimi zaman sadece keyif için binmek, martıları denizle dans ederken, denizi de köpürürken izlemek ve kendini unutmaktır İzmirli olmak.

Hayatında durmadan çoğalan keyifli anlardan, güzel bir koleksiyon yapacak kadar çok biriktirebilmektir. Günleri koşuşturmaca ile geçirmemek, telaşsız ve miskin olmaktır. Trafikte ömrünü çürütmemek, gerçekten yaşamak, hayatına sahip çıkmaktır İzmirli olmak.

Rahat ve özgürce yaşamanın enfes lüksüne sahip olmaktır.

Ondan uzakken değerini en derin haliyle anlamaktır. Laf söyletmemektir. Çok ama çok özlemektir.

Hayatın en sevdiğim detaylarındandır benim için İzmirli olmak!

Yorumlar - Yorum Yaz