İzmir'de Bahar

İZMİR'DE BAHAR

 Erdinç Gönenç

Erdinç GÖNENÇ (rahmetli)

22 Mart 1990

Erikler çiçek açtı. Sokak aralarındaki tek tük ağaçta görüyorum. Bu kadarcık bahar dalı bile coşku duymaya yetiyor. Çağla çıkalı epey oldu. İzmir'ime bahar geldi. Gökyüzü pırıl pırıl ve de gündüzleri hava yeterince sıcak. Dibi görünmeye başlayan barajlar kaygı verse de güneşli günler güzel. Bugünlerde Körfez vapuruna binip açık güvertede çay içmeli. Gerçi deniz bulanık ve kötü kokuyor ama olsun. Ben de denize değil gökyüzüne bakarım. Uzaklara, Yamanlar’a ya da Çatalkaya’ya bakarım. Bakar da çocukluğumun Körfez'ini düşlerim. Belki de Karşıyaka yalısının yok olmuş palmiyelerini, yel değirmenlerini görür gibi olurum.

Sonra bir de kalkıp Fuar'a gitmeli. Ben ilkbaharda severim Fuar'ı, tenhayken. Hele bir de yağmur sonrasıysa ve güneş de açmışsa. O zaman çimenler daha bir yeşil olur. Ortalık mis gibi ıslak toprak kokar. Yapraklardan, dalların ucundan düşmeye hazırlanan su damlacıkları güneşte parıldar. Fuarın yeşil alanı son yıllarda epey azaldı. Çirkin yapılar ise çoğaldı. Ama yine de Fuar İzmir’in akciğeri. Kent içinde daha büyük yeşil alan yok. Yangın yerini yeşile döndüren Behçet Uz’u saygıyla anmak gerek.

Yeşil özlemi ile Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’na çıkıyorum. Hayret, bazı yerlerde denizin dibi görünüyor. Göztepe’de otlar büyümüş. Uzaktan bakınca, gri beton duvarda küçük yeşil bir pencere açılmış gibi. Yaz gelip otlar kuruyunca o küçük pencerede kapanacak. Sahil Bulvarı’na da epey ağaç dikilmiş. Ama şimdilik yeşillik cüce! Elbirliği ile koruyup kollarsak ağaçlar beş altı yılda büyür, İzmir’in yeşili de epey çoğalır.

İzmir’in ilkbaharı kısadır. Yaz yakında gelir. Diyorum ki ilkbaharı yaşamanın tam zamanı.

Bahçesinde ebruli hanımeli açan minnacık bir evim olsa; renk renk açan sardunyalarım ve ille de yasemin; sabah çayım elimde bahçeye çıksam; bir yasemini koklasam, bir hanımelini.


Yorumlar - Yorum Yaz