Sakın Geç Kalmayın

SAKIN GEÇ KALMAYIN

 sakın geç kalmayın

25 Ağustos 2010, Çarşamba

Düşünün,

Bugün devasa kentlerimiz var ama fikir yapımız güdükleşti.

Yüksek binalarımız var ama sabrımız kısaldı.

Lüks evlerimiz var ama beynimiz fakirleşti.

Evlerimiz büyürken ailelerimiz küçüldü.

Geniş yollarımız var ama bakış açımız daraldı.

Mal varlığımız arttı ama manevi değerlerimiz azaldı.

Daha çok oyalanacak şeylerimiz ama daha az zamanımız var.

Daha çok eğitimimiz ama daha az sağduyumuz var.

Daha fazla bilgimiz ama daha az bilgeliğimiz var.

Daha çok uzmanımız var ama sorunlarımız da arttı.

Daha çok anlaştığımız halde paylaştığımız zaman daha az.

Daha çok bilgimiz olduğu halde fikir yürütemiyoruz.

Daha çok ilacımız var ama sağlığımız kötüye gidiyor.

Servetimizi katlarken değerlerimizi kaybediyoruz.

Çok fazla konuşuyoruz ama çok az düşünüyoruz.

Çok az seviyoruz ve çok fazla nefret ediyoruz.

Çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz.

Çok savurganca para harcıyoruz.

Çok az gülüyoruz.

Çok hızlı araba kullanıyoruz.

Çok çabuk kızıyoruz.

Çok geç saatlere kadar oturuyor, yorgun kalkıyoruz.

Çok az okuyor, çok fazla televizyon izliyoruz.

Ay'a gidip geldik ama komşularımızla görüşmek için üst kata çıkmak bize zor geliyor.

Uzayı fethettik ama iç dünyamızı keşfedemedik.

Atomu parçaladık ama önyargılarımızı kıramadık.

Havayı kirlettik ama ruhumuzu daha da kirlettik.

Daha fazla gelirimiz var ama daha az moralimiz var.

Daha çok harcıyoruz ama gerçekte daha az şeye sahibiz.

Daha fazla satın alıyoruz ama daha az memnun kalıyoruz.

Çok harcadığımız halde az eğlenebiliyoruz.

Özgürlüğümüz daha fazla ama aldığımız zevkler daha az.

Daha fazla yiyeceğimiz var ama yeterli beslenemiyoruz.

Birçok eve iki maaş girerken boşanmalar artıyor, yuvalar dağılıyor.

Daha çok plan yapıyoruz ama daha az sonuca varıyoruz.

Daha büyük işler yaptık ama daha iyi işler yapamadık.

Yaşamımıza yıllar kattık ama yıllarımıza yaşam katamadık.

Koşuşturmayı öğrendik ama beklemeyi öğrenemedik.

İletişim çağına çoktan girdik ama iletişim kurmayı unuttuk.

eski at arabası 


Bu günler,

Hızlı seyahatlerin,

Kullanılıp atılan çocuk bezlerinin,

Yok edilen ahlak değerlerinin,

Bir gecelik ilişkilerin,

Sağlıksız bedenlerin,

Neşelendiren, sakinleştiren, hatta öldüren hapların olduğu günlerdir.

Sadri Alışık 


Artık zaman,

Dünya barışı için silahlananların,

Daha çok mutluluk namına somurtarak çalışanların,

Hızlı hazırlanan ama yavaş sindirilen yiyeceklerin,

Gösterişli insanların ama küçük şahsiyetlerin,

Yüksek teknolojinin ama sığ ilişkilerin zamanıdır.

Vitrinlerde dolu ama gönüllerin boş olduğu bir devirdeyiz.

nostaljik soba 


Bundan böyle,

Bilgiyi araştırmalı, çok okumalı, gelecek kaygısı olmadan düşünmeliyiz,

Ailemizle ve arkadaşlarımızla daha çok vakit geçirmeliyiz,

Sevdiğimiz yemekleri yemeli, sevdiğimiz yerlere gitmeliyiz.

Hayat zevk alınasıdır, sadece yaşamak değildir.

Hiçbir şeyi "özeldir" diye özenip saklamamalıyız.

Kristallerimizi kullanmaya başlamalıyız.

Sakladığımız porselen tabaklarımızı çıkarmalıyız.

En güzel kokumuzu kullanmaktan çekinmemeliyiz.

Kullanmak istediğimiz şeyi aklımıza geldiği an, her istediğimizde kullanmalıyız.

Kelime haznemizden "sıradan bir gündü" ve "günün birinde" ifadelerini çıkarmalıyız.

Gelin günün birinde yazacağımız mektubu şu anda yazalım,

Günün birinde edeceğimiz telefonu şimdi edelim,

Günün birinde yapacağımız ziyareti şimdi yapalım,

Ailemizi ve dostlarımızı ne kadar çok sevdiğimizi onlara söyleyelim,

Hayatımıza eğlence ve neşe katacak şeyleri geciktirmeyelim.

Her gün, her saat, her dakika, hatta her an çok özeldir,

Çünkü onların bizim son anlarımız olabileceğini bilemeyiz.

Eğer bu yazıyı sevdiğimiz birine haber vermeye vaktimiz yoksa,

"Günün birinde yollarım" diyorsak,

O gün geç kalabileceğimizi unutmayalım.


SEVGİYLE KALALIM

TUTKUYLA YAŞAYALIM


Yorumlar - Yorum Yaz