Işığı Yanan Evler

IŞIĞI YANAN EVLER
ışığı yanan evler

Müthiş bir hâtıra! Son yıllarda niçin ruhsuz, huzursuz bir toplum olduğumuzun biraz olsun anlaşılması dileğiyle!

 

Tıp fakültesini yeni bitirmiştim. Pratisyen doktor olarak ilk görev yapacağım yere, Konya'ya bağlı bir beldenin sağlık ocağına gitmiştim. Küçük bir beldeydi gittiğim yer.

İlk gece bir eve misafir olmuştum. Tren istasyonunun hemen yanında bir evdi. Akşam yemeğinden sonra çaylarımız gelmiş, sohbetler edilmişti. Üzerimde yol yorgunluğu, geldiğim yeni yerin yabancılığı vardı. Saatler ilerliyor, ağır bir uyku beni içine çekiyordu. Ev sahibine bir şey de diyemiyordum. Bir müddet daha geçti ama yine bir hareket yoktu. Evin büyüğü olan hacı anneye sıkılarak, "Anneciğim, sizin buralarda kaçta yatılıyor?" dedim.

Hacı anne, "Evladım, treni bekliyoruz. Az sonra gelecek." dedi. Merak edip tekrar sordum, "Trenden bir tanıdığınız mı inecek?"

- Hayır, evladım. Beklediğimiz trende bir yakınımız yok. Ancak, burası şehre uzak ve küçük bir yer. Trenden buraların yabancısı birileri inebilir. Bu saatte, yakınlarda ışığı yanan bir ev bulamazlarsa sokakta kalırlar. İşte, öyle biri geldiğinde ışığı yanan bir ev bulsun diye bekliyoruz.

 

Prof. Dr. Saffet Solak (merhum)

 


ışığı yanan evler 

Konya ovasında ve ülkemizin başka yerlerinde, trenden inen yabancılar için ışığı yanan evler hâlâ var mı? Yabancılar yorgun bedenlerini yün yataklarda dinlendirmeye devam ediyor mu? Aç sokak köpeklerinin önüne yemek kapları, su tasları bırakan ev kadınları yaşıyor mu? Meydanlara ve cami önlerine sadaka taşları diken ecdadımız, kuşlara yuva yapan mimarlarımız; hani, şimdi nerede?

Bu güzel insanlar atlarına binip gitmişler. Bizler ise, atlarına binip giden o güzel insanlara sahip bir medeniyetin yetimleriyiz. Çekip gidenlerin doldurulmamış boşluklarında savrulup duran yoksullarız.

Şair, "güzel insanlar güzel atlara binip gittiler" demiş. Bu insanlar niçin atlarına binip gittiler? Onları bezdiren neydi de bir daha dönmemek üzere sessiz sedasız uzaklaştılar?

ışığı yanan evler


Ey güzel yurdumun güzel insanları! Nerelerdesiniz?

 

Necip Fazıl, Saffet Solak, Abdullah Gül
BİR İZMİR HATIRASI

Ön solda Necip Fazıl Kısakürek, ön sağda Saffet Solak

Saffet Hoca'nın tam arkasında boynu eğik olan Abdullah Gül (on birinci cumhurbaşkanı)


Yorumlar - Yorum Yaz