Levanten Madam

LEVANTEN MADAM
Erdinç Gönenç

Erdinç GÖNENÇ (rahmetli)

23 Aralık 1989

Eski İzmir’i düşleyince, şimdi sayıları çok azalmış olan Yahudileri, Rumları ve Levanten’leri anımsamamak olmaz. Pasaport İskelesi’nde Yahudilerin gemiler dolusu İsrail’e göç edişlerini seyretmiştim. Arada bir kiliseleri, havraları taşladığımız, çok korkak oldukları yanlış inancıyla kendimizden iri Yahudi çocuklarına sataştığımız da olurdu ama onları yine de severdik. Sokaklarda Rumca şarkılar duyulur, Rum meyhanelerinde on iki çeşit meze ile rakı içilirdi.

Türkiye’nin Batı’ya açılan penceresi Gavur İzmir'in süsüydüler. Özlüyorum onları, özellikle çoktan ölmüş özel birini, Levanten Madam’ı. 1964 yılında maliye bakanlığının görevlisi olarak İzmir’e turneye gelmiştim. Evim o zamanlar İstanbul’daydı. Benden önce İzmir’e gelmiş daha kıdemli arkadaşlarımın önerisi ile Karşıyaka’da bir pansiyona yerleştim. Evinin bir odasını kendisi kullanıp diğerini pansiyon olarak kiralayan yaşlı bir Levanten Madam’ın yanına.

Madam’ın en büyük tutkusu bezik oynamaktı. Bu yüzden bezik bilmeyeni evine kiracı almazdı. Kendimi tanıttığım sırada bana da ilk sorduğu, bezik oynamayı bilip bilmediğim olmuştu. Her cumartesi öğleden sonra eve bezik oynamak için kimi Türk, kimi Levanten veya Rum olan yaşlı kadınlar gelirdi. Madam’ın kiracısı bu oyunlara katılmak zorundaydı. Madam’ın pişirdiği nefis poğaçaları, kekleri yiyerek o yaşlı kadınlarla saatlerce bezik oynardım. Eve erken geldiğim akşamlar Madam, elinde kağıtlar-marközlerle hemen karşıma dikilirdi. Eğer üç dört gün oynamamışsak, gece açık hava sinemasından döndüğünde, bezik oynamak için beni uyandırdığı bile olurdu.

Yazlık sinemaya bazen birlikte giderdik. Yolda haşlanmış mısır alır, sinemada gazoz içerdik. Sabahları bana kahvaltı hazırlardı. Gevreği enine keser, üstüne tereyağı sürdükten sonra, kendi yaptığı kuru üzüm reçellerini tek tek ve büyük özenler sıralardı. Evden çıkarken bıraktığım kirli çamaşırlarımı akşamları yıkanmış ve ütülenmiş olarak yatağımın üstünde bulurdum.

Değişik zamanlarda üç kez Madam’ın kiracısı oldum. Adını hiç sormadım, sadece Madam derdim. Daha sonra öldüğünü duyup çok üzüldüm. Ama İzmir’in Levantenlerini ve özellikle Madam’ı hiç unutamadım.


Yorumlar - Yorum Yaz