Üzülmemize Dayanamazlardı

KARŞIYAKA HATIRALARI

  1960larda Karşıyaka İskelesi

Kemal KAMİL

Florida, ABD


ÜZÜLMEMİZE DAYANAMAZLARDI

 nar çiçeği

9 Kasım 2008, Pazar

Çocukluk ve gençlik yılları beş duyunun en güçlü olduğu zamandı. Ve Karşıyaka çiçek kokardı. Yaz akşamları yasemin, ful, ballıbaba, manolya, şebboy ve gül tadına doyum olmayan râyihalarıyla rûhu sanki kucaklar, mesut ederdi. Menekşelerin kendine özgü bir kokusu vardı. Tıpkı fal bakar gibi âşinâ yüzler arardınız renklerin dansında. Kimi çatık kaşlı, kimi masum, kimi işveli yüzlerdi. Baharla beraber gelen yaban lâleleri ve sümbüller iskelenin karşısındaki köşede satılırdı.

Nar çiçeği kokmazdı ama karmen kırmızısıyla bizi büyülerdi. Ayva çiçeklerinin kendine has bir parfümü vardı. Dut gösterişsiz çiçeğini hemencecik mevye yapardı. Alibey hamamının önünde; biri büyüklerin tırmandığı kalın, diğeri küçüklerin paylaştığı ince gövdeli beyaz dut ağaçları vardı. Fıstık çamları, reçineleri ve polenleriyle sıradaydı. Kozalakları açmanın kestirme yolu ateşte pişirmekti. Ve evimizde kış sabahları sobanın (bazen mangalın) üstündeki elma, limon kabuklarının misk gibi kokusuna kızarmış ekmeğin ve çayın iştah açan kokusu karışırdı.

Analarımızın sevgiyle ve özenle pişirdiği yemekler değme aşçıya taş çıkarırdı. Çünkü yerli bakla, araka, enginar, fasulye, bamya, patlıcan, biber, patates, havuç, soğanlar yaz güneşinde yapılan domates ve biber salçalarıyla pişirilirdi.

Onlar yavaş yavaş, usulca ve zahmetsizce aramızdan ayrıldılar. Çünkü bizim üzülmemize dayanamazlardı.

Serviler altındakiler sessiz yatar ve ancak bir Fâtiha beklerler, o kadar!


Yorumlar - Yorum Yaz