Zengin Değildik Ama Mutluyduk

KARŞIYAKA HATIRALARI

 1960larda Karşıyaka İskelesi

 Kemal KAMİL

Florida, ABD


ZENGİN DEĞİLDİK AMA MUTLUYDUK

 odun kömür sobası

9 Kasım 2008, Pazar

Karşıyaka neden güzeldi? Deniz, hava, toprak ve insanları güzeldi. Evler çiçekli, meyve ağaçlı bahçeler içindeydi. Yasemin, ful, ballıbaba, manolya kokuluydu. Ve henüz kanalizasyon bütün semtlere ulaşmamıştı. Yollar ne asfalt ne de betondu. Benzin, dizel havayı kirletmemişti. Biz trenlerin geçiş saatlerini bilirdik. Vapur iskelesinde, geç kalan son Karşıyakalıyı almak için memur birkaç dakika daha beklerdi. Banliyö treni saat gibiydi. Sabah sekiz buçukta Karşıyaka istasyonuna gelir, Menemen, Çiğli taraflarından okul çocuklarını getirirdi. Linyit kokusu kış aylarında yanan sobalardan, trenlerin bacalarından çıkan âşinâ bir kokuydu. Kurum, kömürden çıkan gazların, ağır metallerin, partiküllerin sac borular içinde birikmesiyle görülen kömür tortusudur. Sobalar havaların ısınmasıyla kaldırılırdı. Çoğunlukla babaların evde olduğu günlerde, pazarları bu iş yapılırdı. Borular, içleri kurumlu olduğundan dikkatli bir şekilde birbirinden ayrılır, iki tarafı gazeteyle kapatılarak, silkelenmek üzere bahçeye çıkarılırdı. Çoğu zaman borular birbirine tam olarak uymadığı için, kışın soba yakıldığı zaman linyit dumanı aralıklardan sızardı. Buna mani olmak için alçılı bezler sarılırdı. En netameli kısım dirseklerdi. Tavana çakılan çivilere dirsekleri tutan teller bağlanırdı. Borular ne kadar uzun olursa, sıcaklık ve sızma olayları o kadar çok olurdu.

Linyiti yakmadan sobaya önce ince kıyılmış, sonra daha iri odunlar yerleştirilirdi. Çam ağaçlarının reçineli kısımları çıra diye, demetlenmiş halde satılırdı. En alttaki birkaç çıra kibritle tutuşturulur, odunlar yanınca da üzerine linyit kömürü doldurulurdu. Bazen ortalığı duman alır, kış günü pencereler açılırdı koku ve duman çıkana kadar. Sobaların, ateşlemek için altta bir kapağı, bunun da sıcağa dayanıklı mika bir penceresi bulunurdu. Sobanın üst kısmındaki ağzından, sacdan yapılmış siyah küçük bir kürekle kömür ilâve edilirdi. En üstte çaydanlık, tencere vs. ısıtmada kullanılan bir kapak daha vardı. Sobanın boruya bağlandığı yerde dışarıdan açılıp kapatılan bir kapak vardı. Kömür veya odun tamamen yandığında sıcağın kaçmasına mani olmak için bu kapak kapatılırdı. Nadiren sobanın etrafına, çocukların yanmasına karşı tedbir alınırdı. Burada bebeklerin çamaşırları vs. kurutulurdu. Daha sonraları yüksek randımanlı, az ve ince küllü taş kömürü kullanır olduk. Gazlı sobalara geçiş çok daha sonraki yıllarda gerçekleşti.

Zengin değildik ama mutluyduk. Temizlik, tokgözlülük, büyüklere saygı, haklıyı ve çocukları korumak içimizi ısıtırdı.


Yorumlar - Yorum Yaz