Açtık Yine Eski Kutuyu

Açtık Yine Eski Kutuyu

 

AÇTIK YİNE ESKİ KUTUYU

 1970lerde Karşıyaka İskelesi

Erdal ÖNAL

Şubat 2009, Karşıyaka

Pek sevdim son zamanlardaki Dağdaş ile Kuymulu'nun Selluka muhabbeti ile Erkan'ın başlattığı manolya muhabbetini. Gerçekten Dağdaş hatırlatmasa unutmak üzereydik dünya güzeli sellukaları. Hele hele Necat'ın selluka konusundaki göz ardı edilmeyecek gayretleri de övgüye değer. Kutlarım.

Neden böyle diyorum, biliyor musunuz? Galiba bizim ev nostaljinin en yoğun yaşandığı evlerden biri! Zamanı geldiğinde iğlek reçeli, her mayıs ayının sonlarında bahçemizden toplanan has güllerden yapılan gül reçeli, ocak-şubat aylarında turunç reçeli, her yıl ninemizin 80 yıl önceki yöntemleri ile yapılır; hem de keyif alınarak. Artık daha fazla söz etmeyeyim ama kuzu etli şevketi bostan, parça etli enginar yemeği, pişmesine yakın üzerine bir salkım koruk atılan minik bamya yemekleri de 80 yıl önceki gibi pişirilir.

Neyse, ben yine kaptırdım kendimi gidiyorum. Aslında tema çiçek idi. Ninemiz, eski nineler gibi gerçekten bir mutfak sihirbazıydı. Ama çiçeklerin de hayatında çok önemli yeri vardı. Haziranlarda küfe gibi olan ortancaların üzerine fazla güneşten rahatsız olamasın diye gölgelik yapmayı, o nazik ful çiçekleri koparıldıktan sonra sapını domatese saplamayı, yere dökülen yasemin çiçeklerini çam pürçeklerine dizmeyi hep ondan öğrendik. Onun Söke'deki kiralık evinin bahçesindeki çivit boyalı teneke saksılarından birisinde de haziran-temmuz aylarında yıldız şeklinde mavi mavi çiçekler açan, saksının tüm bedenini kaplayan yüzlerce çiçekle muhteşem bir görüntü veren maviş çiçeğini de hiç unutmadık biz.

Sanırım 1990 yılı idi. Maviş çiçeği aklımıza düşünce talan ettik bütün İzmir'i, Karşıyaka'yı, Hisarönü'nü, pazar çiçekçilerini. Ama bulamadık. Adını bile unutmuştu çiçekçiler mavişin. Aramadığımız yer kalmadı Dağdaş'ın sellukası misali.

Ve sonra 1992 yılında, o zamanlar Nergis'te kurulan pazar yerindeki yaşlı bir teyzenin önünde tesadüfen bulduk maviş çiçeğini. Dünyalar Bizim oldu, özellikle de eşimin. Bir yıl sonra, bir Armutlu gezimizde de mavişin beyaz renkli olanını bulduk. O gün bu gün, gözümüz gibi baktığımız bu iki çiçek bizimle beraber yazlığımıza gider gelir. Mayıs-haziran aylarında çiçeklenince keyfimize keyif katar. Görüp ilgilenenler "ah ne kadar güzelmiş bu çiçek" deyince koltuklarımız kabarır, çocuk gibi seviniriz.

Söz veriyorum, bu Haziran'da çiçekseverler açmış halini görecekler. Söz veriyorum, isteyen her Karlis'linin bir fidesi olacak seneye bu zamanlarda. Çiçeklerimizi yaşatmak dileğiyle hoşça kalın.

 Maviş çiçeği - Nergis çiçeği


Yorumlar - Yorum Yaz