Beni Ot Salatası Tuttu

KARŞIYAKA HATIRALARI

  1960larda Karşıyaka İskelesi

Kemal KAMİL

Florida, ABD


BENİ OT SALATASI TUTTU

  su testisi - testi

2 Ocak 2009, Cuma

Buzdolabı bilmezdik. Sular Menemen işi testilerde soğurdu. Testinin çok az su sızdıranı makbûldü. Karşıyaka'nın sıcağında buharlaşan su, testiyi ve suyu soğuturdu. Misafir geleceği zamanlar çarşıdaki buzcuya gidilirdi. Buzcu 100x15x10 santimlik (tahminen) buz kalıplarından 5, 10, 25 kuruşluk kısmını testereyle keser, taşıma ipinin kaymaması için tam ortaya iki çentik açardı. Buz evde yıkanır, bir kısmı kırılıp sürahideki suyu, şerbeti soğuturdu. Necmi yazları "elleri yakan soğuk gazozunu" buzla doldurulmuş bir kovada satardı. Boş şişeleri ayrı bir kovada taşırdı.

Marullar yerli, Karşıyaka bostanlarının taze ve sanki şekerli mahsûlüydü. Kıvırcık veya düz yapraklı olurdu. Marulcuya "iki tane kıvırcık" dediğinizde; elindeki şişi sizin seçtiğiniz marulun koçanından geçirir, palmiye yaprağından tutamak yapar, dört tane yeşil soğanla bağlayıp elinize verirdi.

Karşıyaka halkının bir kısmı Girit göçmenidir. Annelerimiz kardeşleriyle Rumca konuşurdu.

Bahar Karşıyaka'ya çiçeklerle yeşeren toprakla erkenden gelirdi ama Mart da kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırırdı. Bir kısım vatandaş dağlardan topladığı yabâni lâleyi, sümbülü, dafodili iskele meydanında satardı. Yeşilliği, hortayı, radikayı, ebegümecini, oskalibrozu, şevket-i bostanı, turp otunu Giritliler bilirdi. Ayıklanıp yıkanan otlar haşlanır, zeytinyağı ve limonla muamele edilir ve kuzu etiyle pişmiş mis gibi kuru fasulyenin yanında salata olarak yenirdi.

Babaannem rahmetli Geylan'dan (Gylane) Balkan Harbi'nden sonra göçüp gelmiş. Makedonyalılar alt üst böreğini, kol böreğini bilir. Büyükannem ısırgan otunu kullanırdı börekte. Yeşil biberleri kömür ateşinde közler, kabuklarını soyar, sarımsaklı yoğurdun üzerine hafif zeytin yağı gezdirir, afiyetle yerdik. Zeytinyağı yemeklerin ortak paydasıydı. Pazar günleri yağcılar pazara gelirdi. Ucuz ve temiz yağ bir litrelik şişelere doldurulurdu. Yağın renginden, kokusundan, berraklığından, tadından kalitesini anlardık. Bazen dost akraba, hediyelik bir şişe veya tenekede zeytinyağı gönderirdi. Baklanın, pırasanın, enginarın, fasulyenin, börülcenin zeytinyağlı lezzetine doyum olmazdı. Zeytinyağlı yemeklerin yaz sıcağında bozulma derdi de yoktu.

Burada horta satan yegâne lokantayı Giritli bir Rum işletiyor. Geçen akşam tabağımdaki ot salatası beni tuttu, altmış sene önceki Karşıyaka'ya götürdü.

Yaşlılık, hâtırâtın gittikçe artmasından ibaretmiş meğer!


Yorumlar - Yorum Yaz