İzmir Kimin Kalesi

İZMİR KİMİN KALESİ?

Uğur Oral

Uğur ORAL

5 Ocak 2012, 15.32

İzmir kimin kalesi? Herhangi bir şehir için "falanca partinin kalesi" ifadesinin kullanılmasından hoşlanmam. Bunu açıkçası o şehrin seçmenine bir tür haksızlık veya saygısızlık gibi görürüm. Sanki bir şehrin oylarına ve iradesine ipotek koymak gibi gelir bana. Bu yaklaşım siyasi partilere de yaramaz aslında. Bir şehri kendi kalesi olarak kabul etmeye başlayan parti için o şehri (ya da kaleyi) kaybetme süreci de başlamış sayılır. Zira bütün çaba kaleyi fethedene kadardır. Ve kaleyi korumak fethetmekten çok daha zordur aslında.

İzmir için "CHP'nin ve/veya solun kalesi" benzetmesi yapılır sık sık. Ama gerçekten öyle midir, tartışılır. Gelin, seçim sonuçlarına bakalım.

  • 1950: DP % 52, CHP % 39

  • 1954: DP % 61, CHP % 38

  • 1957: DP % 54, CHP % 41

  • 1961: CHP % 36, AP % 34

  • 1965: AP % 52, CHP % 29

  • 1969: AP % 53, CHP % 35

  • 1973: CHP % 44, AP % 39

  • 1977: CHP % 52, AP % 39

  • 1983: HP % 37 ANAP % 34

  • 1987: ANAP % 36, SHP % 36

  • 1991: DYP % 28, ANAP % 25, SHP % 24, DSP % 15

  • 1995: DSP % 24, DYP % 24, RP % 8, MHP % 5

  • 1999: DSP % 40, ANAP % 15, MHP % 11, CHP % 10, DYP % 10

Bu seçim sonuçları ışığında İzmir'in CHP'nin kalesi olduğunu söyleyebilmek mümkün mü? DP'nin 1954'teki % 61'lik, AP'nin 1965'teki % 62'lik (Sol'un hiç göremediği oy oranları) seçim zaferleri ortadayken İzmir'i nasıl kale olarak nitelendirebilir CHP? CHP istediği kadar öyle görmek, kabul etmek istesin. Seçim sonuçlarıdır siyasette gerçeğin kriteri, söylemler ya da sloganlar değil.

2002 AKP'nin siyaset sahnesine çıktığı yıl. Bakalım AKP sonrasında İzmir'in siyaset serüveni nasıl devam etmiş?

  • 2002 seçimlerinin sonuçlarına göre CHP % 29 ve 16 milletvekili, AKP ise % 17 ve 8 milletvekili.

  • 2007'de CHP % 36 ve 11 milletvekili, AKP % 31 ve 9 milletvekili, MHP % 13 ve 4 milletvekili.

  • Ve en nihayet 2011 seçimleri. CHP % 44 ile 13 milletvekili, AKP % 38 ile 11 milletvekili ve MHP % 11 ile 2 milletvekili.

2011 seçimin sonuçlarını özetle analiz edersek: AKP İzmir'de şimdiye kadar aldığı bütün oyların üzerinde bir oy almış. CHP ile AKP arasındaki fark sadece 2 milletvekiline inmiş. CHP de 29 Mart 2009 yerel seçimlerinin il genel meclis sonuçları olan % 49'un 7 puan altında kalmış. En az 16 vekil bekleyen CHP 13 milletvekili kazanabilmiş.

Fark sadece iki milletvekili. Ve İzmir CHP'nin kalesi(ymiş). Hadi canım!

Bir durum değerlendirmesi yapmak lazım. 29 Mart yerel seçimlerinde 30 ilçenin 28'inde kazanarak neredeyse tulum çıkarmıştı CHP. Muazzam bir seçim zaferiydi bu. Ama kazanılan zafer potansiyel yenilginin de habercisi oldu. Fizik kanunudur: Zıplayan düşer. Ve kötü düştü 12 Haziran 2011 seçimlerinde CHP. Ama bu düşüşte sadece fizik kanununu aramamak lazım. Burada esas faktör CHP'nin hataları.

Perşembenin geleceği çarşambadan belliydi aslında. CHP açıkçası 29 Mart yerel seçim zaferinin sarhoşluğuna ve ardından da rehavetine kapıldı. Deyim yerindeyse bu abdestle yıllarca namaz kılabileceğini düşündü. Öyle ya! İzmir kale ya! CHP başarısız icraatlar da yapsa, hatalı adaylar da çıkarsa nasılsa kazanırdı burada. Ne gerek vardı yorulmaya, çalışmaya!

Ama 2011 seçimlerinin sonuçları da gösterdi ki durum hiç de öyle değil. CHP adına daha da vahimi, 2009 yerel seçimlerinde % 50'nin üzerinde oyla seçim kazandığı Buca, Bayraklı, Karabağlar, Gaziemir, Ödemiş, Bergama, Kemalpaşa'da ikinci parti konumuna düştü. Yani bir başka deyişle mevcut kalelerinin bile anahtarlarını verdi kendi elleriyle AKP'ye.

Peki CHP bu durumun farkında mı? Hiç de değil. Hala devekuşu misali kafasını kuma gömüp "İzmir bizim kalemiz" avuntusuyla kendi kendisini kandırıyor. Ve hata üstüne hata(lar) yapılıyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu büyük bir stratejik yanlış içine düşerek bir daha aday olmayacağını açıkladı. Yani görev süresinin bitmesini bekleyen, usulen o koltukta oturan bir belediye başkanı yönetiyor İzmir'i şimdi. Ve şimdiden başladı gelecek yerel seçimlerde gönlünden büyükşehir belediye başkanlığına adaylık geçirenlerin kulisleri. Belediye başkanları bölünmüş durumda. İl yönetimi ile bazı milletvekillerinin arası açık. Huzursuzluk var İzmir'de. CHP kendi içinde kavga ediyor. Mahkemeye kadar yansımış kavga. CHP İzmir milletvekili Mehmet Ali Susam "kavgalı eve kız vermezler" dedi. Doğru söze ne denir? Kavgalı eve kız vermezler de kendi içinde kavga eden partiye oy verirler mi?

İzmir'de devrim olarak nitelendirilebilecek kaç proje var? Neler yapıldı? İzmir'in % 30'u İzmirli, % 70'i göçle gelenler. Yani İzmir'in kaderi aslında göçle kurulan "yeni İzmir"de çiziliyor. Peki vitrindeki yerleşim yerlerinin dışında halinden memnun olan var mı?

Ankara'dan gelen ödeneğin azlığı bahanesine sığınmasın kimse. Yılmaz Büyükerşen Eskişehir mucizesini sırtını hükümete dayayarak mı yaptı? Yerel yönetim bir vizyon işidir, plan proje işidir. Yılan hikayesine dönen ve yıllar sonra ancak çalışmaya başlayan bir metroysa bütün övünme kaynağı! Takkeyi koyup düşünmelidir CHP.

Gelelim AKP'ye. "İzmir İçin 35 Proje" sloganı gerçekten tutmuşa benziyor. İzmir hizmete susamış durumda yıllardır. Yatırıma hasret kalmış İzmirliler her ne kadar "35 Proje" kitapçığını eline almayı reddetse de, artık çaktırmadan sayfalarını karıştırmaya başlamış durumda. Uzunca bir süredir İzmir'e kur yapan AKP dikkatini çekmeye başladı İzmirlilerin. Ki son seçimde alınan oy da bunun bir göstergesi. İzmir halkı zekidir, boş vaatlere kanmaz kolay kolay. Şimdi AKP büyüteç altında İzmir'de. Sözler tutulacak mı? Vaatler yerine getirilecek mi? AKP 35 projede samimiyse ve bunların hayata geçirilmesi için düğmeye basarsa, İzmir'in bu jesti karşılıksız bırakmayacağı görülüyor.

Ve CHP... Bu gidişle CHP İzmir'de çok ciddi bir hezimete sürükleniyor. CHP kendi içindeki kavgalardan başını kaldırıp kamuoyundaki homurdanmalara kulak vermezse, birçok yerde belediye hizmetlerinden şikayetçi olup burnundan soluyan vatandaşları görmezden gelmeyi sürdürürse, 29 Mart'tan beri süren kış uykusundan uyanmazsa... Kötü bir tokat geliyor.

İşin ilginç yanı, bugün birçok CHP'li bile bazı ilçelerin kaybedildiğinin farkında. Bir sonraki yerel seçimde İzmir'de CHP'nin yine tulum çıkarmasını beklemek, Polyana'yı bile aşan bir iyimserlik ve hayalcilik olur. Bunu herkes biliyor ve görüyor. 12 Haziran seçimleri İzmir'i de Türkiye'yle aynı konjonktüre soktu. Yani kıyı ilçelerde CHP, kırsala gittikçe AKP. İzmir'deki dengeler böyle gelişiyor. Bundan sonra CHP'ye düşen, kaybedeceği ilçelerin sayısını asgaride tutabilmek olacaktır.

İzmir kimin kalesi? CHP'nin mi? Hayır. AKP'nin mi? Asla. İzmir hiçbir zaman körü körüne bir partinin veya görüşün arkasından gitmemiştir siyasi tarihte. 1954'te % 61 ile DP'ye destek veren İzmir, 1977'de % 52 ile CHP'yi birinci parti çıkarmıştır. Dinsel yönü güçlü olan Burhan Özfatura'ya da vize vermiştir İzmir. Hemen ardından solun sembol ismi Yüksel Çakmur'u belediye başkanı yapmış, akabinde bir dönem için daha Özfatura'yı seçmiştir. Yani İzmir'i kendi kalesi görenlerin hesapları hiçbir zaman tutmamıştır.

İlle de birisinin ya da bir görüşün kalesi olarak nitelemek gerekirse İzmir'i, İzmir "şehre hizmet edenin, şehir için çalışanın" kalesidir. Ki bunun kararını da İzmir her seçimde başarıyla vermesini bilmiştir.


Yorumlar - Yorum Yaz