Müjde Alfabe Bitti

KARŞIYAKA HATIRALARI

 1960larda Karşıyaka İskelesi

Kemal KAMİL

Florida, ABD


MÜJDE ALFABE BİTTİ
 hokka

7 Temmuz 2008, Pazartesi

Türkbirliği İlkokulu Zübeyde Hanım'ın kabrine bitişiktir. Duvardan bakınca kabir taşının arkasını görürdünüz. Okulun kuzeydoğusunda ise park vardır. Birinci sınıf Türkçe okumayı öğretirdi. Kitabın son sayfası "müjde alfabe bitti" idi. Kurşun kalemler grafitin yumuşaklığına göre numaralıydı. Castel marka, yeşil boyalı, bazen dibinde silgi olan en kalite kalemdi. Mürekkep daha çok ev ödevlerinde kullanılırdı. Mürekkep kalemdeki yuvaya sokularak takılan, değişen kalınlıkta, metalden yapılmış beyaz veya sarımsı renkteki önemli parçaya uç denirdi. Mürekkep de kalem gibi ithal malıydı. Pelikan veya Quick marka, mavi, yeşil, kırmızı renkte olurdu. Siyah yazılar için çini mürekkebi alınırdı. Okula mürekkep şişesi getirmek yasaktı. Çünkü devrilince elbise, sıra, masa da boyanırdı. O sebepten hokkaya koyulup getirilirdi. Hokka cam veya bakalitten mamûldü. Dibi şişe gibi kapalı,ağız kısmı huni gibi içeriye dönük olduğundan, devrilse de mürekkep dökülmezdi. Her sırada hokkanın konulması için yapılmış iki delik bulunurdu. Mürekkep kalemle yazarken, uca fazla mürekkep alınmaz ve uç fazla bastırılmazdı. Çünkü mürekkep kâğıda dağılır, yeni baştan yazmak gerekirdi.

Önceleri defter ve kâğıt yurt dışından gelirdi. Sonradan ikinci hamur ucuz kâğıtlar çıktı. Bunlara yazmak ayrı hüner isterdi. Geniş puntolarla yazmak için ya özel uç alırdınız veya bir tahta parçasını yontup imâl ederdiniz. Dolma kalemler pahalıydı. Nadiren büyükler bir gösterge gibi ceketlerine takardı. Derken tükenmez kalemler çıktı. Bunlar Fransa'dan ithal edilirdi. Başlangıçta düzgün yazar, bazen mürekkep akıtırdı. Boya kalemleri de ithaldi. Sulu boya pahalıydı. Halide Hanım beni Ses Sineması'nın yan sokağındaki nalbura göndermişti. Toz boya, tutkal ve beyaz boya diye kurşun oksit almıştım. Öğretmenimiz bunlardan çeşitli renklerde sulu boya yapmıştı. Fakir zengin hepimiz bu boyaları kullanıp, bahar çiçekleri açmış bir dalın resmini yapmıştık.

Birinci katta sınıflara açılan tahta kaplı büyük bir salon vardı. Buradaki piyanoda Halide Hanım müzik yapar, biz şarkı söylerdik. Ağabeyim, ablam ve ben beş sene arayla bu kabiliyetli ince hanımefendinin öğrencisi olduk. Hâlâ sevgi ve saygıyla hatırlarız. Allah rahmet eylesin.


Yorumlar - Yorum Yaz