Agora

AGORA
İzmir Agora

8 Mart 2020 Pazar

Eski Yunanca bir kelime olan Agora'nın kelime anlamı "açık alan" olmakla birlikte "toplanılan yer", "kent meydanı", "pazar yeri" anlamlarındadır. Antik Çağ’da agoraların ticarî, siyasî ve dinî işlevlerinin yanı sıra sanatın yoğunlaştığı ve birçok sosyal olayların geçtiği veya gerçekleştirildiği kentin odak noktasıdır. Antik Çağ’da her kentte en az bir agora vardı. Büyük kentlerde ise genellikle iki agora yer alırdı. Bunlardan biri devlet işlerinin görüldüğü, etrafında çeşitli kamu binalarının toplandığı devlet agorası, diğeri ise ticarî faaliyetlerin yoğunlaştığı ticaret agorasıdır.

İzmir Agorası M.Ö. 4'üncü yüzyılda antik Smyrna kentinin taşındığı Pagos'un (Kadifekale) kuzey yamacında kuruldu. Dönemin önemli kamu binalarıyla çevrilmiş olan bu yapı kentin devlet agorasıydı.

Helenistik Dönem’de kurulmuş olan Agora'dan günümüze gelebilmiş kalıntıların birçoğu, M.S. 178 depreminden sonra imparator Marcus Aurelius’un yeniden inşa ettirdiği Roma Dönemi Agorası'na aittir.

Smyrna Agorası dikdörtgen formda planlanmış, ortasında geniş bir avlu ve çevresinde sütunlu galeriler (stoa) bulunan bir yapıdır. Kazılarla açığa çıkarılan Kuzey ve Batı Stoalar bodrum katı üzerinde yükselmektedir. Kuzey Stoa, plan özellikleri açısından bazilikadır.

İzmir Agora

Kuzey Stoa

Bazilikalar ortada geniş ve yüksek, yanlarda ise dar ve alçak, birbirine paralel ince uzun koridorlar şeklinde tasarlanmış plana sahip yapılardır. Plan özellikleri açısından Hristiyan kiliselerine öncülük eden Roma dönemi bazilikaları, kentin hukuk işlerinin görüldüğü bir tür adliye sarayıdır. Öte yandan kentin ticarî yaşamına yön veren tüccar ve bankerlerin faaliyetleri için de bazilikalar tercih edilmiştir. Agora'nın kuzey kanadında yer alan bazilika, dıştan dışa 165 x 28 metre ölçülerinde, dikdörtgen bir plana sahiptir. Ölçüleri itibariyle Smyrna Agorası Bazilikası, bilinen en büyük Roma dönemi bazilikası olma özelliğine sahiptir. Günümüze ulaşan görkemli bodrum katının doğu ve batı uçlarında görülen çapraz tonozlar Roma dönemi mimarlığının en güzel örnekleri arasındadır.

Bazilikanın kuzey cephesindeki bodrum katına açılan iki anıtsal kapıdan batı yandaki günümüzde tamamıyla açığa çıkarılmıştır. Roma dönemi sonlarına doğru devlet agorasının giderek ticarî bir anlam kazanmaya başladığını gösteren tonozlu dükkân sıraları, bazilikanın kuzey cephesinde ortaya çıkarılmıştır.

Batı Stoa

Üç sıra sütun dizisiyle ayrılmış neflerden (galeri) oluşan Batı Stoa da bazilika gibi bir bodrum katı üzerinde yükselir. Günümüzde daha çok kemerli bodrum katları görülen Batı Stoa'nın Antik Çağ'da bodrum katı üzerinde yükselen iki katlı bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. Avludan üç sıra basamakla çıkılan zemin kat ve ahşap tabanlı ikinci kat, Antik dönemde insanların yağmur ve güneşten korunarak gezinti yaptığı yerlerdi. Olasılıkla Roma dönemi sonlarında bodrum kat galerilerinin bazı duvarları örülerek yapılan sarnıçlar bunun en güzel örneği olarak günümüze ulaşmıştır. Batı Stoa'nın avluya bakan cephesindeki birinci kat sütunları 1940’lı yıllarda dikilmiştir. Mimarî bazı hataları tespit edilen dikilen bu sütunlar ve oturdukları zemin günümüzde yeniden restore edilmektedir.

Faustina Kapısı ve Antik Cadde

Izgara planlı olan Smyrna kentinin, doğu-batı yönlü paralel caddelerinden biri Agora'dan geçiyordu. Olasılıkla Agora'yı iki eşit parçaya bölen caddenin batı yönünden Agora'ya giriş yaptığı yerde görkemli bir kapı bulunmaktadır. İki gözlü olduğu düşünülen kapının kuzey kemerinin merkezinde Roma imparatoru Marcus Aurelius’un eşi Faustina’nın portre kabartması yer almaktadır. Günümüzde kullanımda olan sokağın altında olan ikinci gözde ise olasılıkla Marcus Aurelius’un portresi yer almaktaydı. Bu iki kişi M.S. 178’de depremle yıkılan Agora'yı yeniden inşa ettirdiği için Smyrnalılar vefa borçlarını bu kapı ile ödemişlerdir. 1940’lı yıllarda hatalı biçimde onarılan kemerli kapı 2004 yılında aslına uygun olarak yeniden restore edilmiştir.

İzmir Agora

Grafitiler

Roma dönemine ait duvar resimleri ve yazıları Bazilika'nın bodrum katı duvar ve kemer ayaklarında yer alan sıvalar üzerine yapılmıştır. Demir ve meşe kökü karışımı bir mürekkeple çizilmiş olanlar dışında, kazımayla yapılmış grafitiler de vardır. Grafitiler -özellikle Roma dönemindeki- günlük sosyal hayat konusunda çok önemli bilgiler vermektedir. Grafitilerde aşk oyunlarından gladyatör mücadelelerine, cinsellikten yelkenlilere, sevgili adlarından kuşlara, bilmecelere değin çok farklı konulara yer verildiği tespit edilmiştir. Roma döneminde Batı Anadolu’nun yıldızı parlayan üç kent olan Pergamon (Bergama), Ephesos (Efes) ve Smyrna (İzmir) arasındaki rekabetin, halktan kişiler arasında bile kendisini gösterdiğini, grafitilerde görülen kent sloganlarında izlemek mümkündür. Smyrna Agorası Bazilikası'nın bodrum katında bulunan grafitiler birçok açıdan özgündür. Öncelikle bu buluntular demir ve meşe kökü içeren bir malzeme ile yapılmış en eski grafitiler olma özelliğine sahiptir. Öte yandan dünyadaki Antik Çağ araştırmalarında bugüne değin ele geçen yazılı kaynaklar genelde resmî ve dinî nitelik taşımaktayken, Grekçe yazılmış olan Smyrna Agorası grafitileri halkın günlük yaşamına ilişkin izler yansıtmaktadır. Bazilika grafitileri Hristiyanlığın ilk zamanlarıyla ilgili önemli ipuçları da saklamaktadır. Grafililerin bir diğer önemli özelliği, tasvir açısından dünyanın en kapsamlı grafitileri olmalarıdır. Bu özellikleri açısından söz konusu grafitiler dünya arkeoloji literatüründe önemli bir yere sahiptir.

İzmir Agora

Günümüz

2002 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi’yle koordinasyon halinde hazırlanan “Agora ve Çevresi Koruma-Geliştirme-Yaşatma Projesi” çerçevesinde başlayan çalışmalarda öncelikle Agora'da 1930’lu ve 1980’li yıllarda yapılan ancak tamamlanamayan kazılar sürdürülmektedir. Yapılan kazı çalışmaları sayesinde Bazilika ve Batı Stoa'nın büyük bir bölümü ile Doğu Stoa'nın kuzey ucu açığa çıkarılmıştır. Kazılarla eşzamanlı olarak sürdürülen restorasyon projeleri dahilinde Faustina Kapısı yeni baştan ayağa kaldırılmıştır. Ayrıca Batı Stoa cephe sütunlarının ayağa kaldırılması, Bazilika'nın ve Batı Stoa'nın bodrum katındaki eksik kemerlerin tamamlanması çalışmaları da devam etmektedir.

Proje çerçevesinde batıda İkiçeşmelik Yokuşu'na, kuzeyde ise Anafartalar Caddesi’ne kadar olan alanda kapsamlı bir çevre düzenleme çalışması yapılarak, hem bu bölgelerde yer alan ve Antik Çağ’da Agora ile ilişkili olduğu bilinen yapıların açığa çıkarılması, hem de halka açık bir arkeoloji ve tarih parkı oluşturulması sağlanacaktır. Bu amaçla İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce kuzeyde yer alan harabe duvarların yıkımına başlanarak Agora'nın kuzey cephesi büyük oranda açılmıştır.

"Agora ve Çevresi Koruma-Geliştirme-Yaşatma Projesi" Kültür ve Turizm Bakanlığı, Valilik, Büyükşehir Belediyesi, Ticaret Odası’nın işbirliği ve katkılarıyla, İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü’nce yürütülmektedir.


Yorumlar - Yorum Yaz