1914 Yılında İzmir

1914 YILINDA İZMİR
 Mehmet Emin Elmacı

Bu yazıdaki bilgiler 1949 tarihinde kaleme alınmış olup, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Emin Elmacı'nın derlemesiyle ortaya çıkmıştır.

  Bir asır önce İzmir Tiyatrosu

3 Aralık 2015, Perşembe

1914 yılında İzmir şehrinde 85 mahalle ve 1100 sokak mevcuttu. Her sokak başında Fransızca ve Türkçe ibareli bir levha bulunurdu. Evliyazade Refik Bey belediye reisi olduktan sonra Karşıyaka'da bazı sokak levhalarına Rumca isimler de ilave edilmiş ve bu hareket o zamanki gazetelerde tenkit olunmuştu. Binek arabaları tarifelerinin de iki lisan üzerine yazılması Hüseyin Rıfat Bey'in ticaret rehberinde tenkit edilmişti. O zamanlar İzmir'de sokaklar kaldırımlıydı, gayet dardı ve Napoli taşlarıyla yapılmıştı. Şehir sokakları geceleri havagazı fenerleri ile ışıklandırılır ve belediye beher sokak feneri için 18,5 mecidiye tenvir ücreti öderdi. Evlerde de havagazı feneri kullanılırdı. Şehirde 3000 havagazı feneri vardı. Ziyasının az oluşu halkın sıkıntılarını mucip olurdu. Hele Yapıcıoğlu, Şavlaka,Tamaşlık (Tamaşalık) ve Değirmendağı (Eşrefpaşa) semtleri geceleri karanlıktan geçilmez durumdaydı.

İzmir'de ilk sinemayı Kraemer halefleri tesis etmiş ve Kordon'da Pathe Sineması'nı açmışlardı. Ondan sonra Kordon'da 8, Karşıyaka'da 2, Asansör üzeri, Güzelyalı ve Basmane'de birer sinema açıldı. Beyler Sokağı Sineması İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne aitti. Bu sinemada ayrıca tiyatro da oynatılırdı.

 Kraemer Tiyatrosu - Pathe Sineması

İzmir tiyatroları içinde en mükemmeli Mısır Kumpanyası'na ait İzmir Tiyatrosu idi. Dört katlı bu tiyatronun gayet zarif locaları, geniş balkonları vardı. Sporting Tiyatrosu da fevkalade rağbet görür ve İzmir halkı geceleri Kordon'daki bu tiyatro ve sinemaları doldururdu. Kordon'da birçok büyük gazino, açık eğlence yerleri ve kulüpler vardı. Ecnebi kadınlar bu tiyatro ve otellerin salonlarına dekolte ve gayet şık elbiselerle iştirak ederlerdi. Akşamları Kordon halkla dolar ve Kordon gezintileri halka cazip gelirdi.

1914 yılında Landon, Karoça ve Viktorya tipinde 365 araba vardı. Belediye her binek arabasından ayda 1,5 mecidiye resim alırdı. Arabaların ücret tarifeleri değişmezdi. Arabacılar yeknesak elbise giyerlerdi. Bunlardan başka şehirde 100 kadar hususi konak arabası, ikisi umuma mahsus olmak üzere 7 otomobil vardı.

Şehirde 1150 yük arabası bulunurdu. Belediye tek atlı yük arabalarından ayda 25, çift atlılardan 30 kuruş ücret alırdı. Yük arabalarının yolları bozdukları gazete sayfalarında şikayet konusu olurdu.

Şehirde deve nakliyatı da fazla idi. Bunlar mahsul ve ticaret eşyası taşırlardı. Deve sayısı İzmir ilinde 25.000'den az değildi. İzmir'in nüfusu şehirde 250.000'den noksan değildi. Bu nüfusa 21.000 Yahudi, 55.000 Rum dahildi. Yeni doğumlar muhtelif düşüncelerle nüfusa kayıt edilmezdi. 1914'te İzmir'de 10 belediye mıntıkası tesis edilmişti. Bunlar Barut Hanı karşısında, Şişeciler içindeki Coya Hanı'nda, Haliliye Caddesi'nde, Çalgıcıbaşı'nda, Hacı İstelyo Mahallesi'nde, Aya Katerina Caddesi'nde, Punta'da, askeri karakol karşısında, Kemer Caddesi'nde, Eşrefpaşa'da ve Karantina'da idi. Belediye rusul ve vergileri bu noktalara yatırılırdı. 1913 yılında belediye bütçesi 4.932.132 kuruştan ibaretti. 1894 yılına nazaran Evliyazade Mehmet Hilmi Bey zamanında bir misli artmıştı. Belediye varidatı, zephiye, tenviriye, hayvan, kantar, mezbele, tanzifat, araba nakliye, seyyar satıcılar, segi vergisi ve para cezalarından elde edilirdi. Zephiye rüsumunun 2 seneliği 18.600 lira mukabilinde 1914'te mültezime ihale olunmuştu.

1914 yılında belediyenin 42 memuru ve ayrıca belediye çavuşu ve tanzifatçısı olarak 385 kişilik kadrosu vardı; 3 serçavuş, 7 muavin, 75 belediye çavuşu, 1 tanzifat memuru, 10 muvazzaf hademesi, 257 yevmiyeli işçisi vardı. Belediye zabıta memurları Frenk Mahallesi ile Kordon, Başdurak, Kemeraltı gibi işlek yerlerde vazife görüyor ve şehrin diğer yerleri ihmal içinde bulunuyordu. Şehirde bu tarihte belediyenin varlığı zayıftı. Şehirde umumi helalar yoktu. İzmir itfaiyesi gayri kafi idi. Sular iyi muhafaza altına alınmadığı için şehirde sık sık tifo vakaları görülürdü. 1900-1915 yılları arasında İzmir'de kasaplarla fırıncıların belediyeye narh empoze ettikleri ve narh geri çevrilirse günlerce şehri etsiz ve ekmeksiz bıraktıkları görülürdü. 1906 yılında Eşref Paşa'nın belediye reisliği zamanında bahriye mühendislerinden İsmet Kaptan belediye fen heyetinde İzmir'in mükemmel bir planını ve haritasını hazırladı.

Osmanlı dönemi İzmir Saat Kulesi


Yorumlar - Yorum Yaz