İkiçeşmelik Sineması Hatırası

İKİÇEŞMELİK SİNEMASI HATIRASI
Orhan Beşikçi

Orhan BEŞİKÇİ
24 Aralık 2017 Pazar

Eski İzmir sinemalarının çok azı günümüze gelebildi. Kışlık ve yazlık sinemaların yerinde halı saha, bilardo salonu, kahvehane, otopark ve hurda deposu gibi işletmeler var şimdi. Saray ve Asil (İnci) Sinemaları, Eşrefpaşa Caddesi (İkiçeşmelik) başlangıcında, sol tarafta yer alan kışlık sinemalardı. Mezarlıkbaşı ile Çankaya kavşağı arasında yer alan, koltukları oldukça rahat olan Yeni Sinema’da yabancı filmler gösterilirdi. Film aralarında salonun yan ve dış kapıları açılır, sokaktan geçenlerle yüz yüze gelinirdi. Lale Sineması Anafartalar Caddesi üzerinde kışlık, Gönül Sineması Agora’da orta büyüklükte yazlık sinemalardı. Gönül Sineması'nın yeri uzun yıllar inşaat deposu olarak kullanıldı. Atlas Sineması Osmanzade Yokuşu’nda, 945 Sokak’ta, yerli filmlerin ve Hint filmlerinin gösterildiği açık hava sinemasıydı. Altınordu Açık Hava Sineması Altınordu Spor Kulübü’nün bahçesinde, Cem Açık Hava Sineması Emir Sultan Haziresi bitişiğinde, Efedayı Açık Hava Sineması Taslıçeşme Sokağı’ndaydı. İkbal Sineması Fevzipaşa Bulvarı üzerinde, Basmane Tren İstasyonu tarafında, oldukça yüksek bir binanın tamamını kaplıyordu; İzmir’de balkonu en dik localı sinemaydı.

Avare filmi ilk kez Kapılar'daki kışlık Yıldız Sineması'nda beğeni kazandıktan sonra Türkiye sinemalarında gösterime girmişti. Kulüp Sineması Kapılar semtini geçince solda yer alırdı; yazlık ve kışlığı olan büyükçe bir sinemaydı; konser salonu olarak da kullanılırdı.

Tekrar Eşrefpaşa Caddesi’ne dönüyorum. Adı önce Tan, daha sonra Ankara ve İmren olarak değişen İkiçeşmelik Sineması caddenin sonunda sağ tarafta tek katlı, kovboy filmleriyle ünlü kışlık bir sinemaydı. Yerinde şimdi spot malları satan bir dükkân var.

İkiçeşmelik Sineması

Yıl 1923. Sinemacı Cemil Filmer, Mustafa Kemal Atatürk’ü Uşakizade Köşkü’nde ziyaret edip, kendisini işletmesini yaptığı Ankara Sineması’na davet eder. Davet kabul edilince Cemil Filmer sinemaya dönüp Atatürk’ün film seyredeceği locayı hazırlatarak donatır. Haber İzmir’e çabuk yayılır. Atatürk’ün sinemaya geleceğini duyan halk, kadınlı erkekli sinemanın önüne gelir. Bundan sonrasını Cemil Filmer’in anılarından okuyalım:

“Ankara Sineması İkiçeşmelik’te yokuşun başında idi. Yokuş hıncahınç dolmuştu. Araba geldiği zaman bağrışmalar, alkışlar göklere yükseldi. Atatürk’e coşkun gösteri yapıyorlardı. Öyle bir coşku, öyle bir heyecan vardı ki anlatmak imkânsız. Kadın erkek, Gazi’yi görmek için birbirlerini iteliyor; gözyaşları, alkışlar, haykırmalar birbirine karışıyordu. Doğru hazırladığımız locaya gittik. Atatürk daha sonra alt salondaki seyircilere baktı; hepsi erkekti. Döndü ve ‘Niçin aralarında kadın yok?’ dedi. Ben, 'Paşam, sadece salı günleri yalnız kadınlara matine yapıyoruz.' dedim, 'Başka günler yasak.' Bunu duyunca yaverine, ‘Muzaffer, aşağıya in ve kadınları içeriye al.’ dedi. Yaver gitti ve bir süre sonra sinemanın içi tıka basa kadınlarla doldu. Türkiye’de ilk olarak orada, Ankara Sineması’nda kadınlar ve erkekler Atatürk’le bir arada film seyrettiler. Kadınlar kendisine dönüp çılgınca alkışlamaya başlamışlardı. O gün çok heyecanlı, coşkulu bir gün olmuştu. Film gösterisi bittikten sonra yine aynı coşkun tezahürat arasında Ankara Sineması’ndan çıkarak arabalarına bindiler ve ayrıldılar.”

Her gün önünden geçen on binlerce İzmirli, bu spotçu dükkânının bir sinema olduğunu, 94 yıl önce Atatürk’ün Şarlo İdam Mahkûmu filmini bu sinemada kadın ve erkeklerle birlikte izlediğini bilmez. Aslında Ankara Sineması Türk kadınının modernleşme ve özgürleşme adımının atıldığı sinemadır. Ankara Sineması’nın dış cephe duvarına büyük harflerle yukarıdaki tarihsel olayın özeti yazılıp resmedilse sanırım anlamlı olur. Antik dönemden günümüze kullanılan tarihi Eşrefpaşa Caddesi’nde adı ve hatırası unutulmuş, perdesi halen yerinde duran Ankara Sineması’ndan iyi pazarlar diliyorum.


Yorumlar - Yorum Yaz