Kordonboyu

İZMİR'İN KORDONBOYU

Naci Gündem

ege@milliyet.com.tr

27 Mart 2005

Kordonboyu'nda İzmir Sineması

İzmir'in hayatına 1870'li yıllarda giren Kordon'un eski günleri nasıldı? Biraz anımsamakta yarar var sanırım. Cevat Sami ve Hüseyin Hüsnü Beylerin "İzmir 1905" kitabında Kordon, "İzmir şehrinin esas süslerinden biri ve belki en birincisidir." şeklinde tanımlanıp, "Halk arasında Kordon diye şöhret bulmuştur." diye devam ediliyor. "Kordonboyu seyrine düştü / Titret efem vur dizin üste" İzmir'in uğruna güfteler yazılıp, besteler yapılan kıyısını anlatan şarkıların birinden bazı mısralardır.

Kordonboyu İzmir'in yaklaşık 130 yıldır hayatına tanıklık yapmış özel bir bölgedir. Kordon, Fransızca kökenli bir sözcüktür. Çok farklı anlamları olan bu sözcüğün coğrafi anlamı, kıyı şerididir. Kordon ayrıca bir mahallin karantina ya da gümrük adına kolcular tarafından korunduğu hat anlamına gelmektedir. 1862'de dönemin valisi İzmir'e kordon kazandırılması fikrini savunurken, sözcüğe gümrük kaçakçılığının önlenmesi anlamını yüklemekteydi. 1876'da tamamlanan, Konak'tan Punta'ya (Alsancak) kadar 3800 metrelik kıyı bandının tamamı Kordon olarak kabul edilmekle birlikte, Kordon diye asıl tanımlanan yer Pasaport'tan Asancak Tren İstasyonu'na doğru lüks gazinolar, oteller, kulüpler, tiyatrolar ve konut alanlarından oluşan bölgeydi. Pasaport da Fransızca kökenli ibr sözcüktür. Pasaport iş bölgesinin bitim noktasıydı. Buradan itibaren yeni bir yaşam bölgesi başlardı. Sınırı Avusturyalı bir ailenin işlettiği Huck Oteli oluşturmaktaydı. Fransız stilinde yapılmış otel, Kordon'a Avrupai bir hava katmaktaydı. Binanın üst katları otel olarak işletilirken, alt katta Avrupalıların rağbet ettiği bir lokanta vardı. Buradan itibaren sırasıyla Cafe Poseidon, Braserrie Gratz, Braserrie Budapest, Club Hellenique ve Kraemer Palace yer alıyordu.

Kraemer Palace Kordon'da görkemli bir yapıydı ve yüksekliğinden dolayı Kordon'un simgesi haline gelmişti. Otelin girişindeki Kraemer Lokantası iyi şarapları, kaliteli yemekleriyle kentin en meşhur lokantasıydı. Binanın üst katındaki Club Hellenique, İzmirin yüksek gelir gruplarına Batı tarzında hizmet sunan, hatta 1922'de Mustafa Kemal Paşa'nın bile içki içtiği muhteşem manzaralı bir yerdi.

Otelin bulunduğu bölge, kulüpleri, tiyatroları, otelleri ile Avrupa yaşam biçiminin egemen olduğu bir alandı. Burada Jardin du Theâtre, Theâtre Lucas, Café Lucas, Hotel de la Ville, Concert America Theâtre ve Club des Chasseurs, Theâtre Kraemer ve Pathé Sineması yer almaktaydı. Ünlü mekanlar İzmir'e en iyi filmleri getiren işletme ise Café de Paris idi. En güzel dondurma da, gurup manzarası eşliğinde, Sporting Club'un bahçeli kafeteryası Jardin du Club'de yenirdi. Sporting Club Kordon'un en ihtişamlı yapısıydı. Burada lüks bir yaşam tarzı hüküm sürmekteydi. İzmir'in en önemli kültürel etkinliklerinin yanında, revüler, danslar ve büyük kumar oyunları hep burada icra edilirdi.

Günümüzde Ticaret Odası Lokali'ne denk gelen Sporting Club'den sonra konut alanları başlamaktaydı. 1880'li yıllardan itibaren buradan Punta kavsine kadar olan bölgede bitişik nizamda iki katlı, cumbalı ve "sakız tipi" diye adlandırılan konutlar yapılmıştı. Cafe de Paris Kordon'un bu bölgesi Belle-Vue ya da Bella Vista adıyla anılmaktaydı. "Güzel görüntü" anlamına gelen bu isim, gurup manzarasının güzelliğinden dolayı verilmişti.

Kordon'daki konut alanları yeni bir yaşam biçimi yaratırken, aslında arka planda yer alan düzensiz, çarpık yerleşim mahallerini perdelemeye çalışıyordu. Kordon, İzmir'e özel bir hava katıp yeni bir yaşam biçimi oluştururken, kente yeni bir isim kazandırmıştı.

Körfez'in zarif gerdanlığı olan Kordon, bu güzelliğini 1922 yangınına kadar devam ettirmiş, yangında önemli bir kısmı kül olmuş, Cumhuriyet döneminde yeniden imar edilmiştir. Gerdanlık gibi İzmir'e İzmir dedirten kıymetlerden biri de muhakkak ki o emsalsiz Kordon'u idi. Hele yaz akşamları, her gün değişen yeni bir tablo karşısında en hassas müziği dinleyerek gurubu seyre dalış, sanki efsaneler diyarına seyahat gibi bir şey olurdu. Günün her saatinde daima hareketli ve uyanık olan Kordon'un gecesinde başka, gündüzünde başka bir tat vardı. Sayısız gazino ve kafeşantanları (müzikli kahve), kulüpleri sinema ve tiyatroları bulunan bu yerde, guruba yakın bir zamandan başlayarak gece yarılarına kadar devam eden o ışıklı hayata doymak ne mümkündü. Gecesi başka, gündüzü başka!


Cumhuriyet Meydanı'ndan Kordonboyu


Yorumlar - Yorum Yaz