İzmir'deki Levanten Malikaneleri

İZMİR'DEKİ LEVANTEN MALİKANELERİ
İzmir'in levantenleri

Okan Kaya

6 Ocak 2016

Levantenler, İzmir’in tarihinde çok önemli bir yere sahip. Osmanlı İmparatorluğu zamanında gelişen ticaret sayesinde birçok Avrupalı tüccar Osmanlı’ya gelip ticaret yapmış ve sonrasında buraya yerleşmiş, İzmir ve İstanbul başta olmak üzere Osmanlı şehirlerinde hayatlarını sürdürmüşlerdir. Levantenlerin varlıklı ve eğitimli kişiler oldukları konusunda bir genelleme yaparsak, çok da yanılmayız. Levantenler çoğunlukla sanata ve tarihlerine düşkün, geçimşilerine bağlı kimselerdir. İzmir için gerçekten gözardı edilemeyecek kadar değerli bir miras bırakmışlardır. Bugün İzmir’de demiryolu, bankacılık, mimari ve belediyecilik gibi şehrin gelişimine katkısı olacak birçok şeyde Levantenlerin parmağı vardır. Lozan Barış Anlaşması'ndan sonra kaybedilen ticari ayrıcalıklar ve gayrimüslimlere uygulanan yasaklar yüzünden birçok Levanten Avrupa’daki ana vatanlarına geri dönmüş, bazıları da İzmir’de kalmayı tercih etmiştir. Asırlar boyunca İzmir onların da ana vatanı haline gelmiş, birçok İzmirliden daha İzmirli olmuşlardır. Levantenlerin çoğu İzmir’in Karşıyaka (Cordelia), Buca (Boudja), Bornova (Bournabat), Alsancak (Punta) semtlerinde ikamet etmişler, bizlere de, her biri mimari birer şaheser olan bu güzel köşkleri bırakmışlardır.


Aliotti Köşkü
Aliotti Köşkü

Aliotti Ailesi'nin köşkünün inşası 1900’lerin başlarına dayanmaktadır. İzmir’in ünlü işadamı Durmuş Yaşar köşkü satın alarak kurduğu vakfa bağışlamıştır. Şu anda bir eğitim merkezi olarak faaliyet sürdürmektedir. Aliotti ailesi İzmir’in önemli ailelerinden birisiydi. Aliotti ailesi genel olarak halı ticareti ile uğraşmıştır. Buca’daki Hasan Ağa parkının da sahibi Aliotti ailesiydi. O zamanlar Buca, üzüm bağları ile ünlü bir yerdi. Sonrasında parkı Hasan Ağa satın almış ve civar köylülerinin kullanımına açmıştır.

Lochner Köşkü
Lochner Köşkü

Lochner Köşkü 1900’lerin başında yaptırılmış olup, Alman Lochner Ailesi'ne aittir. Köşkü inşa ettiren Amedee Lochner’dir. Zamanında ticaretle uğraşan bir ailedir. Köşk 1970’lerde Epikmen’lere satılmış, 2001’de tekrar satışa çıkarılmış ve yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. 2003-2004 senelerinde restorasyona giren ev, yukarıdaki son görünümüne kavuşmuştur. Aile üyeleri Amerika, Almanya ve İzmir arası gidip gelmelere devam etmektedir.

Penetti Köşkü
Penetti Köşkü

Köşk, Karşıyaka’da ikamet eden İtalyan Penetti ailesinin adına Armando Penetti tarafından 1930'larda yaptırılmıştır. Köşk yaptırılırken İtalya’dan da malzeme getirtilmiş ve Venedik’deki bir saray örnek alınıp, o saraya sadık kalınarak yapılmıştır. Aile, zamanında makina ve makina malzemeleri ticareti ile uğraşmış, ayrıca tuğla işinde de bulunmuştur ve halen İzmir’de yaşamaya devam etmektedir. Penetti Köşkü ise bir anaokulu olarak faaliyet görmektedir.

Van der Zee Köşkü
Van der Zee Köşkü

Köşk, gemi ticareti işiyle uğraşan Hollandalı Heinrich Van der Zee tarafından yaptırılmıştır. Muhtemelen 1900’lerin başında inşa edilmiştir. Zamanında Hollanda Konsolosluğu olarak da hizmet vermiştir. Ayrıca, ailenin burada doğup genç yaşta vefat etmiş çocuklarının anısına bir anıt yapı da Karşıyaka St. Helene Katolik Kilisesi'nde bulunmaktadır. Köşk, yıllar önce restorasyon işleminden geçmiş olup, şu anda restoran olarak hizmet vermektedir.

de Jongh Köşkü
de Jongh Köşkü

Buca’da bulunan köşk, 1800’lerin sonlarında Felemenk asıllı İngiliz de Jongh Ailesi adına yaptırılmıştır. Levanten evlerinin çoğunda olduğu gibi, bahçesinde havuz mevcuttur ama bu havuz günümüze ulaşamamıştır. Ev 1930 yılına doğru bir Alman konsolosuna satılmış, sonra İtalyan Sperco Ailesi'nin, daha sonra İtalyan Aliberti Ailesi'nin mülkü olmuştur. Uzun yıllar boş kaldıktan sonra, 2001 yılına kadar okul olarak hizmet vermiştir. Köşkün bahçesi çok büyüktür. Bahçedeki asırlık ağaçlar görülmeye değerdir.

Rees Köşkü
Rees Köşkü

Halen Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığı olarak kullanılmakta olan köşk 1900 başlarında inşa edilmiştir. İngiliz Rees Ailesi İzmir’e demiryolunun gelmesinde önemli rol oynamıştır. Köşk, Kraliçe Victoria’nın yaz mevsimlerinde kullandığı yazlık sarayından esinlenerek inşa edilmiştir. Rees Ailesi demiryolu işinin yanı sıra gemicilik işleri de yapmıştır. Binanın hemen önünde demiryolu istasyonu vardır. Halen birçok orijinal eşya ve kaplama köşkte durmaktadır.

Baltazzi Köşkü
Baltazzi Köşkü

 Baltazzi Ailesi'ne ait olan köşk 1860 başında Dimostanis Baltazzi adına inşa edilmiştir. 1863 yılında Osmanlı şehzadesi Abdülaziz bu köşkte misafir edilmiştir. 1890 senesinde Ermeni Tekvor Spartaliyan köşkü satın almıştır. 1922 senesine kadar Yunan yetimhanesi olarak kullanılan köşk, Amerikan Kızılhaçı’nın yetimleri Yunanistan’a nakletmesinden sonra okula dönüştürülmüştür. Halen Güzel Sanatlar Lisesi olarak hizmet vermektedir. Köşkün bahçesindeki heykel Dokuz Eylül Üniversitesi'ne taşınmıştır.

Forbes Köşkü
Forbes Köşkü

Levanten köşkleri arasında en güzellerindendir. Güzelliği Buca’daki diğer köşklerden daha belirgindir. Köşk 1908’de inşa edildikten bir sene sonra yanmış ve 1910 yılında yeniden inşa edilmiştir. Çevreye hakim bir tepenin üstündedir. Köşk hakkında çevre köylüler tarafından büyülü olduğuna dair söylentiler çıkmıştır. Köşkün 1909 yılında yanmasına sebep olan şeyin kıskanç bir metres ve hizmetli olduğu iddia edilmiştir. Forbes Ailesi meyankökü ticareti ile uğraşmıştır. Tren yolunun köşkün yakınından geçmesi için, ailenin rüşvet verdiği söylenmiştir ama tarihler itibariyle bu imkansızdır. Köşk ayrıca Buca’daki Forbes caddesine de adını vermiştir. Aile 1920'lerde Amerika’ya gittikten sonra Whittall ailesi üyeleri bu köşkte yaşamıştır. Ellili senelerde SGK’ya devredilen köşk, halen Buca Devlet Hastanesi bahçesinde bulunmaktadır.

Giraud Köşkü
Giraud Köşkü

Köşk 1860 yılında Edmund Giraud tarafından inşa ettirilmiştir. Aile tekstil işiyle uğraşmakta olup, Edmund Giraud’nun babası William, ülkemizde tekstil işini fabrika düzeyinde yapan ilk şahıstır. Pamuk tekstili işinde öncü kimselerdendir. Ev 1994 senesinde el değiştirip başka bir aile tarafından satın alınmıştır.

Paterson Köşkü
Paterson Köşkü

Paterson Köşkü 1850'li yıllarda İskoçyalı mısır tüccarı John Paterson Leith tarafından inşa ettirilmiştir. Paterson mısır dışında birçok ticari girişimde bulunmuş bir girişimcidir. Köşk 133 dönüm arazi üzerinde 38 odalı bir binadır. Türk ordusu 1922 yılında İzmir’e girince, Paterson Ailesi Yunanistan’a kaçıp 9 ay orada kalmış, ülkedeki kaos bitip düzen geri geldiğinde İzmir'e dönmüşler ve köşklerini aynen bıraktıkları gibi bulmuşlardır. 1972 yılına kadar konut olarak kullanılan köşkün bugünkü hali içler acısıdır. Köşkü restore edecekleri sözünü veren belediyeler, on yıllardır hiçbir şey yapmamışlardır.

Edwards Köşkü
Edwards Köşkü

Günümüzdeki ismi Murat Köşkü olan Edwards köşkünün arazisi 1820 senelerinde James Whittall tarafından Edwards ailesine satılmıştır. İngiliz ordusu mensubu Charles Edwards, ordunun Mısır’dan geri çekilişi sırasında İzmir’e yerleşmiş ve burada vefat etmiştir. Ardından oğlu Anthony Francis Edwards 1830 yılında İzmir'de ticaret hayatına atılmış, demiryolu ve gaz şirketleri ile İzmir’e katkıda bulunmuştur. Köşkün diğer adının Murat olmasının sebebi, Anthony Francis Edwards’ın kızı Emily'nin, Constantin Murat isimli biriyle evlenmesidir. Köşk 1930'lu yıllarda Alaiyeli Zade Mahmut beye satılmıştır. 12 Eylül 1980 darbe hükümetinin köşkü kamulaştırmasından sonra çocuk yurdu olarak kullanılmıştır. 2001 yılında gerçekleştirilen restorasyondan sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne, sonra da Ege Üniversitesi'ne tahsis edilmiştir.

Bardisbanian Köşkü (Pandespanian Köşkü)
Bardesbanian Köşkü

Köşk, İzmirli işadamı D. A. Bardispanian tarafından 1880'de yaptırılmıştır. Yakınındaki diğer köşkler gibi, Bornova Tren İstasyonu'na ve Bornova Ovası'na yakın bir yerde inşa edilmiştir. Fransa’ya göç eden ailenin evini Gasparian ailesi devralmıştır. Köşk sonraki yıllarda maliyeye devredilmiştir. Bir süre sonra Ege üniversitesi'nin açılmasıyla Üniversite'ye tahsis edilmiştir. Halen Yeşil Köşk adıyla sosyal tesis olarak hizmet vermektedir.

Belhomme Köşkü
Belhomme Köşkü

Belhomme Köşkü ya da Xenopoulou Köşkü olarak da bilinen köşk, Aliberti Ailesi'nin de köşkünü inşa eden bir İngiliz mimar tarafından tasarlanmıştır. Evin ilk maliki Xenopoulou olarak bilinmektedir ama sonrasında Helene Armand’ın dedesi tarafından satın alınmıştır. 1990’larda Helene Armand’ın da desteğiyle köşk restorasyondan geçmiştir. Halen Bornova Belediyesi Atatürk Kütüphanesi olarak hizmet vermektedir.

Whittall Köşkü
Whittall Köşkü

Büyük Ev olarak da bilinen köşk, 1800 başlarında Hollandalı bir tüccar tarafından tek katlı olarak inşa edilmiş, ticaret yapmak için İngiltere'den gelip İzmir’e yerleşen James Whittall tarafından 1820 senesinde satın alınmıştır. James Whittall’in vefatından sonra kardeşi Charlton Whittall tarafından genişletilmiş ve bugünkü haline getirilmiştir. Köşk, ailenin sahip olduğu itibar sebebiyle 1863'te Sultan Abdülaziz, 1886'da Edinburg Dükü Alfred Ernest Albert ve George Frederick Ernest Albert (Beşinci George olarak 1910 yılında İngiliz Kralı olan), 1921'de Yunan Prensi Andrew gibi önemli kişiler tarafından ziyaret edilmiştir. Daha sonra köşkün mülkiyeti, akrabaları olan Giraud Ailesi'ne geçmiş ve 1960 yılında kamulaştırıldıktan sonra Ege Üniversitesi'ne tahsis edilmiştir. Halen Ege Üniversitesi Rektörlüğü Yönetim Binası olarak hizmet vermektedir.

Tavsiye Bağlantılar

Levantine Heritage

İzmir Levantenleri 1

İzmir Levantenleri 2

İzmir Levantenleri 3

Yorumlar - Yorum Yaz