İzmir Ermenileri

İZMİR ERMENİLERİ
Ümit Oğuztan

Ümit OĞUZTAN

28 Nisan 2012, Cumartesi

İzmir Ermeni Mahallesi - Haynots
Ermeni Mahallesi Haynots ve Aziz İstepanos Ermeni Kilisesi

Osmanlı İzmir'inde Türklerden sonra en önemli toplum Rumlar, Yahudiler, Levantenler ve son olarak Ermenilerdi. Azınlıklar olarak Rum ve Yahudiler hakkında çok sayıda çalışma var ise de İzmir Ermenileri hakkında toplu ve profesyonel bir araştırma mevcut değildir demek pek yanlış olmasa gerektir.

Bir doğu toplumu olan Ermeni cemaatinin İzmir'e gelişi iki farklı teori ile aktarılmaktadır. İlkine göre; Kilikya'daki Ermeni Krallığının 1375 yılında düşmesi sonucu, 30.000 kadar Ermeni Memlüklerin istilasından kaçarak Kıbrıs, Rodos, Hanya ve bir kısmının İzmir'e yerleştiği görüşüdür. İkinci anlatıma göre ise; 1605 yılında Şah Abbas'ın baskısıyla binlerce Ermeni'nin İran ve Anadolu'ya zorunlu göçleridir. Bu göçler özellikle; Nahcivan, Erivan ve Karabağ yönüne doğru gerçekleşir. Buradan da ayrılan bir kısım Ermeniler İzmir'e dek ulaşırlar.

Aslında Ankara ve Afyon Ermenilerinin de aynı yolu izlemiş olmasından dolayı ikinci teorinin daha doğru olması gerekir. Ermeni tüccar ailelerini İzmir'e çeken asıl sebep ekonomik olmuştur. Ermeni tüccarlar İran havzasından gelen İpek ticaretini ellerinde tutmaktaydılar. İzmir'deki ticaret olanakları, şehrin güzelliği, çok uluslu yapısı, toleranslı ve giderek Avrupalılaşan hayat tarzı, Anadolu'daki dinsel baskılardan kurtulmak isteği İzmir'e bir Ermeni göçünü başlatmış olmalıydı.

Osmanlı İmparatorluk kentlerinin hemen hepsinde olduğu gibi, İzmir'de de etnik-din esasına göre mahalleler oluşmaktaydı. Ermeni mahallesinin ilk olarak İzmir'de Türk mahallesine yakın bir konumda ortaya çıktığı gözlemlenir. İlk Ermeni mahallesinin adı Apona Mahala'dır. Burada bir kilise ve mezarlık da yapmışlardır.

On beşinci yüzyıl sonrasında Ermeni mahallesi Rum mahallesine daha yakın bir konuma doğru kaymış, böylece kent merkezine biraz daha yaklaşmışlardır. Bu mahalle Kervan Yolu'nun iki yakasında gelişmiş olan Les Haynots mahallesidir.

Haynots'un doğudan gelen kara ticaret yollarının İzmir'e giriş kapısı olan Kervan Yolu ile özdeşleşmesi tesadüf değil, onların bu ticarette ne kadar faal olduklarının kanıtıdır. 18'inci yüzyılda kent izlenimlerini aktaran Venezüellalı General Miranda'ya göre burada bulunan evler muntazam olup, Yahudi mahallesine nazaran daha temiz ve bakımlıdır. Yaşanan depremler, yangınlar nedeniyle defalarca yıkılıp yeniden yapılan Haynots 1830 yılında salgın hastalıkların yaygınlaştığı, çocuk ölümlerinin arttığı yaşam açısından elverişsiz labirentler görünümünü almıştı. 1845 yılında yaşanan yangın felaketinde neredeyse mahallenin tamamı yanmıştır. 900 Ermeni evinden yalnız 37'si kurtulmuştu. Bu yangında İzmir Ermeni cemaatinin ana kilisesi St. Etienne de yanan yapılar arasındaydı. Bu felaket sonrasında Ermeni mahallesi yeniden imara açılır, 1850'de tamamlanan bu plana göre dik açılı sokaklar, dikdörtgen parsellere oturtulmuş yapılarla batılı tarzda şehirleşmiş mesken alanlarına dönüşür.

İzmir Ermeni yaşamının kalbi olan Haynots'un kuşkusuz en önemli yapısı merkezi kilise St. Etienne'dir. Kilisenin tam mevkii Reşadiye Caddesi'yle Bölükbaşı Sokağı'nın köşesindeydi. Bahçesi ve patrikhane binası ile İzmir'in en büyük kiliselerinden biridir. 1845 yılında yanan kilise onarılarak yeni baştan inşa edilmiştir. Yeni kiliseye İtalyan tarzda bir kubbe eklenerek daha gösterişli bir hal alması sağlanmıştır. Mimarı İstanbul'dan gelen Melkom Yeramian olan kilisenin yanındaki patrikhane binası, Balulu Kaçadur Gazeryan'ın bağışıyla 1858 yılında yapılmıştı. Bahsi geçen patrikhane İzmirli Ermeni din adamlarının konut alanlarıdır. Kilise 1922 yangınında yanarak yok olmuştur. Bugün temellerinin dahi olmadığı kilise, Kültürpark'ın Basmane Kapısı'ndan girince sağ kesimde yer almaktaydı.

Haynots'da yer alan eğitim kurumları: Saint-Mesrop Erkek Lisesi 1845 yılındaki yangından kurtulmuş ama 1886 yılında yenilenmiştir. Ohannes Spartian bu okula bir laboratuvar ile, Ermenice, Fransızca, Osmanlıca, Yunanca, İtalyanca, İngilizce ve Rusçadan meydana gelen 2000 eserlik bir kütüphane kurmuştur. Haynots dışında ancak hemen yakınında Azize Hrpsime Kız Lisesi yer almaktaydı.

St. Greguvar Ermeni Hastanesi, 1801'de Hagop ve Hovhannes Spartian tarafından kuruldu. Hastane, 1878'de tamamen yenilenmişti. Üç katlı bina, büyük bir meyve bahçesi, bir çiçek bahçesi ve bir sebze bahçesiyle çevriliydi. Modern, geniş ve gayet iyi donatılmıştı. Hastane bahçesinde ayrı bir klinik de yer almaktaydı.

Haynots'da 15 kadar hayır ya da kültür derneğinin merkezlerinin bulunduğu bu semt, Ermeniler için bir vakit geçirme ve buluşma yeriydi. Basmane Caddesi'nde 1868 yılında bir okuma kulübü açılmıştı. Zamanla Haynots, iki tiyatro binası, çeşitli kafeleri ile modern bir semt haline geldi.

Ancak 19'uncu yüzyılda etnik-din ayrımına dayalı mahalle ayrımları yerini ekonomik gelir düzeyli yerleşim sınıflandırmalarına yavaş yavaş bırakmaya başladığında birçok zengin Ermeni aile Rıhtıma, Karataş'a, Karantina'ya taşındı.

İzmir Ermenilerini sadece İzmir şehir merkezi ile sınırlamazsak, Bornova, Karşıyaka, Buca, Bayraklı, Karataş, Menemen, Bayındır, Selçuk, Bergama vb. çok yerde Ermeni cemaatleri ve kiliseleri bulunmakta idi.

İzmir'deki ilk Ermeni mezarlığı Basmane taraflarında idi. Daha sonra nüfus arttıkça yeni ve büyük bir mezarlık yapıldı. Şimdi yerinde Roman vatandaşların imarsız evlerinin bulunduğu Gürçeşme Musevi Mezarlığı'nın karşısında inşa edilmişti. Yine St. Etienne Kilisesi'nin avlusunda bir mezarlık bulunuyordu.

Cemaatin büyük maddi olanaklarının da etkisiyle kültürel yaşam çok hareketliydi. İmparatorluğun ilk Ermenice günlük gazetesi Arpi Araradian 1853 yılında İzmir'de yayımlanmıştır. Daha önceleri de Arşaluys Araradian (1840-1886), Dzarig (1862) Arevelian Mamul gibi dergiler yayınlanmıştır. Bunların dışında edebi eserler de basılırdı.

V. Cuinet İzmir Ermenileri için şunu yazmıştır: "Sabırlı, aktif, enerjik ve iyi tüccar olan Ermeniler ülkenin en zenginleriydi. Rumlardan daha iyi bankacı olan Ermeniler, Türkçeyi de iyi konuştuklarından, avukatlık mesleğine de yönelmişlerdi."

Ticaret erbabı olan İzmir Ermenilerinin çoğu büyük ya da küçük bir dükkan veya işletme sahibi idiler. O yüzden Rum, Musevi ya da Türk mahallerinden daha az fakir cemaat üyesi bulunurdu. Alt gelir grupları ise konsolosluk kavaslığı, bekçilik, inşaat işleri gibi daha az gelirli işler yapmakta idi.

İzmir Ermeni Mahallesi - Haynots


Yorumlar - Yorum Yaz