Havra Sokağı Bir Cazibe Merkeziydi

HAVRA SOKAĞI BİR CAZİBE MERKEZİYDİ

70 Yıl Önce Kemeraltı
Gürkan Ertaç

Gürkan ERTAÇ (rahmetli)
29 Nisan 2013


Kemeraltı'nın en ucuz pazar yeriydi Havra Sokağı. Meyvanın, sebzenin, yumurtanın, helvanın en ucuzu orada satılırdı. İkiçeşmelik'ten inen, Dönertaş'tan gelen, İzmir'in her semtinden toplananlar orada bir tur atmadan yapamazdı.

Kemeraltı'nı Kemeraltı yapan önemli köşelerden biri de çarşının İkiçeşmelik tarafındaki girişinde bulunan Havra Sokağı'dır. Burası bir ömür ve İzmir'in hayat kaynağıydı. Tarihi Agora'dan Konak'a giderken mutlaka uğranması gereken tarihi bir sokaktı, çarşıydı. 24 saat yaşayan, otantik, her an hareketli bir yerdi. Genellikle turfanda meyve, sebze, balık, peynir, turşu gibi yiyecek satın almak isteyenlerin uğrak yeridir. Sokak, sağlı sollu dizilmiş dükkanlar ve tezgahlardaki renklilikle beraber, kalabalık ve daracık olması, ıslak zeminiyle hatırlanır. Ekmek arası balık yemek isterseniz Havra Sokağı'na uğramanız yeterliydi. Buranın kıymetini bilenler yine en ucuz malları buradan satın almayı sürdürmektedir. Sonradan ekonomi devleri arasına giren pek çok kişi Havra Sokağı'nda nafakasını çıkarırdı.

LİMON SATARAK BAŞLADI

Havra Sokağı'nda minicik elleriyle limon, maydanoz satan ve 16 yıl süreyle İzmir Ticaret Odası meclis başkanlığını başarıyla yürüten İzmir'in güllerinden Necip Kalkan çocukken Havra Sokağı'nda hayata atılmıştı. Necip'i arkadaşları Maydanoz Necip diye çağırırlardı. İzmir Fuarı'nda da Paraşüt Kulesi'nin hemen önündeki küçük pavyonda Hamdi Dalan'ın Dalan sabunlarını satardı. Helva ticaretinin anıt isimleri Manisalılar ve Beşeliler, sahipleri Altan Manisalı ve Ömer Beşeli, Havra Sokağı'nın ünlü firmalarıydı. Tenekecilik sanatı da Havra Sokağı'ndan İzmir'e yayılırdı. Soba boruları yaparlardı, hâlâ öyle.

ŞARKÜTERİ CENNETİ

Beşeliler, sahipleri Altan Manisalı ve Ömer Beşe, Havra Sokağı'nın ünlü firmalarıydı. Eskiden İzmir'de nalın ticareti, alım-satımı da hayli önemliydi. Havra Sokağı'nda nalıncı Ahmet Erdoğan nalın satar, oğlu Yalçın Erdoğan da nalın çakardı. Yahudilere şarküteri mamullerinin hasını satan Edip Tepeli de (hâlâ ünlü) Havra Sokağı'nın önemli uğrak yeriydi. Tenekecilik Havra Sokağı'ndan İzmir'e yayılırdı. Tenekeden soba boruları yaparlardı ve hâlâ öyle. Konyalı Hasan Tugan, oğlu Oktay, tenekeci Sabri, Kristal Kasap Selahattin ve Tavukçu Musevi Hayim Usta. Eskiden tavuklar böyle kesilip ambalaj içinde satılmazdı. Kümesler içinde gelir, görüp beğenirdiniz ve tavuğu oracıkta, gözünüzün önünde keser, ambalaj yaparlardı da götürürdünüz. Ayrıca tavuk, horoz almak isteyenlerin merkeziydi aynı zamanda Havra Sokağı. Tavuklar da o zamanlar tavuktu ama. Şimdiki gibi değil. Tencereye koyduğunuzda bir parmak yağ bırakır, tadına doyum olmaz, siz pişirirken bütün mahalleli, komşular duyardı. Suyuna yapılan pilav için de "yeme de yanında yat" derler ya, aynen öyleydi.

PAÇACI HAMZA'NIN ÜNÜ

Havra Sokağı çıkışında, İzmir bir yana, Ege, hatta Türkiye'nin tereddütsüz en iyi çorbacısı ve tandırcısı Hamza çok önemli bir işyeriydi. İzmir takımlarının çoğu, özellikle Göztepeliler, deplasmana gitmeden önce otobüslerini Yeni Sinema'nın önüne yanaştırırlar, Hamza'dan hem terbiyeli çorba hem de terbiyeli paça yer, yola öyle çıkarlardı. Ben de rahmetli Yeşilçam starı, foto muhabiri ağabeyimiz Hüseyin Baradan'la birlikte her öğlen Hamza'nın yolunu tutardım. Güleryüzüyle karşılar, kuyudan çıkardığı kızarmış tandırı, ciğerli böbrekli olarak takdim ederdi. Eskiden kolesteroldü, trigliseriddi, kimsenin umrunda değildi. Her şeyin doğalı yendiği için de kalp hastalıkları bu kadar yaygın değildi. Paçacı Hamza'nın karşısında, bütün İzmirli ünlü futbolcuların ayakkabılarını ısmarlama yapan (Dinyakos marka ünlüydü) Ahmet Şamar ve onun sırasında da ünlü yoğurtçu (tatlılarıyla da nam yapan) Hafız Efendi vardı.

İSMİNİN NEDENİ

Havra Sokağı'nın etrafında dokuz sinagog ile bir "cemaat evi" bulunuyor. Bu on tarihi bina da birbirine çok yakındır. Bu da bölgeyi eşsiz kılan bir özelliktir. 15'inci yüzyıldan beri Yahudi Mahallesi olarak bilinen bu yer, Yahudilerin 1492-1494 yılları arasında İspanya ve Portekiz'den sürüldükten sonra Osmanlılar tarafından kabul edilip geldikleri İzmir'deki ilk yerleşim alanıdır. Çok sayıda cami ile Roma Agora'sının bu bölgede olduğunu hatırlarsak, Havra Sokağı'nın dinlerin buluşma yeri özelliği taşıdığını belirtmeliyiz. 19'uncu yüzyılda İzmir nüfusu 200 bin iken, burada yaşayan Yahudi nüfus 55 binlere ulaşmıştır. Havra Sokağı 9 Eylül 1922'den sonra Yahudiler tarafından terkedilmiş ve çok az sayıda Yahudi kalmıştır.

ÇARŞININ ANIT İSİMLERİ

1913 yılında Hüsnü ve Fahrettin Bey'ler tarafından Ragıpzade Biraderler adıyla kurulan ve Atatürk'e ilk kitabı armağan eden Yavuz Kitabevi sahiplerine soyadlarını bizzat Atatürk Kitapçı olarak vermiştir. Kuruluşunun 100. yılını kutlayan ve sürekli atılımlar yapan Yavuz Kitabevi'ni şimdi Fahrettin Bey'in çocukları Birgül Hanım ve Ali Ragıp Bey devam ettiriyor. Türkiye Birinci İktisat Kongresi'nde yer alan ilk müesseselerden biridir.

Kuyumcular Çarşısı girişinde İzmir'in ilk ve en büyük saat mağazası Saatman'ın kurucusu Rüştü Saatman ve birkaç gün önce yitirdiğimiz Talat Saatman'ı saygıyla anıyoruz.


Yorumlar - Yorum Yaz