Bir Anadolu Efsanesi

  BİR ANADOLU EFSANESİ

 anadolu efsaneleri

Çok eski çağlarda bir valinin kızı ile fakir bir balıkçı birbirlerine aşık olmuşlar. Ancak her ikisi de valinin bu durumu hoş karşılamayacağını bildiklerinden, geceleri gizlice kumsalda buluşurlarmış.

Kız ender bulduğu fırsatlardan biri eline geçtiğinde kumsala gelerek ışıkla işaret yaparmış. Balıkçı genç de işareti fark ettiğinde kayığıyla sahile kürek çekerek kızın yanına gelirmiş ve gün ağarana kadar hasret giderirlermiş.

Vali sonunda bu durumu öğrenmiş ve askerlerine kızını yakalamalarını, sonra da buluştukları sahile gidip balıkçıya işaret göndererek tuzağa düşürmelerini emretmiş. Işığı gören delikanlı kayığına atlamış ve sevdiğine kavuşmak ümidiyle askerlere doğru kürek çekmeye başlamış.

Bu sırada genç kız askerlerin elinden bir şekilde kurtulmuş ve sevdiğini kurtarmak için var gücüyle koşmaya başlamış. Sahile geldiğinde bir an bile tereddüt etmeden atmış kendisini denizin koynuna. İşte o anda bir mucize gerçekleşmiş ve kızın adım attığı her yer kumsala dönüşmeye başlamış. Kız da denizin üzerinde kayığa doğru koşmaya devam etmiş. Ancak valinin askerleri tam o anda kayığa doğru fırlatmışlar oklarını.

Ve oklar çoktan birbirlerine sarılmış iki aşığın kalplerini sonsuza kadar bağlamış birbirine.

Derler ki kızın sevdiğine koştuğu o mucize eseri oluşan kumsal her ikisinin kanı ile kırmızıya boyanmış.

İşte orası Marmaris’e bir buçuk saat uzaklıkta bir yerdir:

bir anadolu efsanesi   


Yorumlar - Yorum Yaz