Fark Yaratmak

FARK YARATMAK

 fark yaratmak - fark yaratan insanlar

1 Mayıs 2010, Cumartesi

Öğretmen, lise son sınıf öğrencilerinin her birine, kendisinin ve başkalarının hayatında yarattıkları farkı onlara söyleyerek ne kadar değerli olduklarını ifade etmeye karar verdi. Her öğrenciyi birer birer masasına çağırdı. Önce onlara, kendisi ve sınıf için nasıl fark yarattıklarını söyledi. Her öğrenciyi özel olarak takdir etti. Sonra her birinin göğsüne yaldızlı harflerle yazılı "Ben fark yaratan bir insanım" yazılı mavi kurdeleler taktı.

Sonra, takdir edilmenin toplumda nasıl etki yaratacağını görmek için bir proje gerçekleştirmeye karar verdi. Her öğrenciye üç kurdele daha verdi. Kendi çevrelerinde de bu takdir seremonisini yapmalarını istediğini söyledi. Bir haftanın sonunda öğrenciler sonuçlarıyla birlikte sınıfta sunum yapacaklardı.

Sınıftaki çocuklardan biri, bir şirkette alt kademede yönetici olarak çalışan bir adama gitti. Ona, kendisine kariyer planlamasında yardımcı olduğu için şükran duyduğunu söyledi ve göğsüne mavi kurdeleyi taktı. Sonra ona kalan iki kurdelesini verdi ve "Takdir etmekle ilgili bir sınıf projemiz var." dedi. Onun da takdir ettiği bir kişiye gidip göğsüne mavi bir kurdele takmasını ve son kurdeleyi ona verip, onun da aynı şeyi bir başkasına yapmasını istemesini söyledi. Takdir seremonisi böylece sürüp gitmeliydi. Genç yöneticiden, sonuçtan kendisini haberdar etmesini rica etti.

Aynı gün akşama doğru genç yönetici patronunun odasına gitti. Patron asık suratlı ve huysuz bir insan olarak tanınıyordu. Genç adam patronuna oturmasını rica etti ve yaratıcı bir dehaya sahip olduğu için ona hayranlık duyduğunu ifade etti. Adam şaşkınlık içindeydi. Genç yönetici mavi kurdeleyi göğsüne takmak için izin istedi. Şaşkın vaziyetteki adam "tabii, olur" diyebildi.

Genç yönetici mavi kurdeleyi patronunun ceketine, kalbinin üzerinde bir yere taktı. Üçüncü kurdeleyi de ona uzatarak, "Bana bir iyilik yapar mısınız? Bu kurdeleyi alıp, takdir etmek istediğiniz birinin göğsüne takar mısınız? Bu kurdeleleri bana veren liseli çocuk bir okul projesi hazırlıyor ve takdir seremonisinin insanları nasıl etkilediğini araştırıyor." dedi.

O akşam patron evine geldi ve on dört yaşındaki oğluna, kendisiyle konuşmak istediğini söyleyerek şunları dedi.

- Bugün olağanüstü bir şey oldu. Odamda oturuyordum ve genç yöneticilerimden biri odama girdi. Bana hayranlık duyduğunu, yaratıcı bir deha olduğum için bana mavi bir kurdele takmak istediğini söyledi. Düşünebiliyor musun oğlum? Benim yaratıcı bir deha olduğumu düşünüyor. Sonra üzerinde "Ben fark yaratan bir insanım" yazılı bu kurdeleyi ceketime, kalbimin tam üzerine iliştirdi. Bana fazladan bir kurdele daha verdi ve benim de takdir ettiğim birini bularak, kurdeleyi ona takmamı rica etti. Eve gelirken arabada kurdeleyi kime takacağımı düşünüyordum ki aklıma sen geldin. Seni takdir etmek istiyorum.

- İş hayatında günlerim çok yorucu geçiyor. Eve geldiğimde sana pek fazla ilgi gösteremiyorum. Bazen sana okul notların iyi olmadığı ya da odan çok dağınık olduğu için bağırıyorum. Ama bu akşam seninle beraber olmak istiyorum ve sana hayatımda nasıl fark yarattığını söylemek istiyorum. Annen ve sen hayatımdaki en önemli insanlarsınız. Sen harika bir evlatsın. Seni seviyorum oğlum.

Çocuk şaşkınlık içindeydi. Birden bire ağlamaya başladı. Ağlıyor, ağlıyor, ağlıyordu. Ağlamasını durduramıyordu. Katıla katıla ağlıyordu. Bütün vücudu hıçkırıklarla sarsılıyordu. Gözyaşları kucağına damlarken, başını babasına doğru kaldırdı. Titrek bir sesle,

- Ben son zamanlarda intihar etmeyi düşünmeye başlamıştım baba. Çünkü beni sevmediğini düşünüyordum.

Babanın takdiri çocuğun hayatında büyük fark yaratmıştı. Hayatla ölüm arasında bir fark!

Herkes takdir edilmek ister ama takdir etmek konusunda cimridir nedense. Birisiyle ilgili olumlu düşünce ve duygularımızı dile getirmeyi pek aklımıza getirmeyiz çünkü nasıl olsa onun bunu bildiğini ya da hissettiğini sanırız.

Bugün fark yaratan insan olun. Sevdiklerinizi, hatta çok yakından tanımadığınız halde takdir ettiğiniz kişileri tebrik etmek için adım atın. Takdir edilmek yaşama sevincini ve gücünü artırır. İster mavi kurdeleyi, ister başka bir şeyi takdirinizin sembolü olarak sevdiklerinize, öğrencilerinize, çalışanlarınıza, patronunuza, bakkalınıza, kapıcınıza verin. Birilerine "iyi ki varsın" dediğimizde kendi varlığımızı da onaylamış oluruz aslında. Çünkü var eden var olur.

Birisini seviyor musunuz? Ona söyleyin. Birisi hayatınızı olumlu mu etkiledi? Ona telefon edin. Hayatınızda fark yaratan birileri mi oldu? Onlara mektup yazın, kart gönderin. Ya da en azından e-posta gönderin. Bu insanlara duygularınızı ifade etmek için bir gün daha beklemeden harekete geçin. Yazılan şeyler daha değerli, daha kalıcı olur. Çekmecenizde sakladığınız mektupları düşünün! Yazılarak paylaşılan duygular güzeldir, özeldir. Bu mektupları, kartpostalları özellikle kendinizi mutsuz hissettiğiniz zamanlarda okumak, bir antidepresan ilaçtan çok daha etkilidir. Ne kadar şanslı ve mutlu olduğunuzu hissedersiniz o anda!

Hayat, söylenmemiş sözleri ertelemek için çok kısadır!

Yazacağınız birkaç cümle öylesine büyük bir fark yaratabilir ki!


Yorumlar - Yorum Yaz