Çok Eski İzmir

ESKİ İZMİR

 Çetin Altungüneş

Çetin ALTUNGÜNEŞ

25 Ekim 2015

Sular kararmıştı. Dalgakıranın ağzındaki iskele ve sancak lambaları kırmızı ve yeşil yandılar. Bir fikri sabit gibi yanıp sönüyorlardı. Gündüz tura çıkmış tekneler birer ikişer mavnaya dönüyorlar. Gece otelin verandasında oturmuşuz. Koyu bir karanlık, fakat müthiş bir yıldız zenginliği var gökyüzünde. Ve onların denize yansımış pırıltıları insanın gözlerini alıyor. Etrafa bakınırken birdenbire bir şey görür gibi oldum. Sonradan bunun sahiden gerçekleştiğini fark ettim. Bir yıldız kaymıştı. Biraz sonra bir yıldız daha kaydı. Ve bu benim içimde görünmez bir düğmeye bastı adeta. Birdenbire çok eski yıllara, 1960’lara kadar gittim. Çünkü 1960’larda biz İzmir’de çok yıldız yağmuru seyrederdik. Artık yıldız yağmurları eskisi kadar sık seyredilmiyor. Büyük şehirler bunu öldürdü. Çünkü büyük şehirlerde ışık çok fazla oluyor. Işık çok fazla olduğu zaman yukarıda nelerin döndüğünü anlayamıyorsunuz. Bir defa nispeten tenha bir koyda yıldızların kaydığını görebilmiştim. Ve bu bana o eski günleri hatırlattı.

 Osmanlı dönemi İzmir Saat Kulesi

Biz İzmir Körfezi'nde, Karşıyaka’dan İzmir istikametine bakan bir evde ve içinde badem ağaçları olan bir bahçede yaşıyorduk. Temmuz ortası geldiğinde bademler toplanmaya başlardı. O günlerde bütün aile beraber olurduk. Yani ninemiz, eniştemiz, teyzemiz, onların çocuklarıyla kalabalık bir çevre olurduk. Ninem biraz zabit bir kadındı ve bizi çalıştırırdı. Dut ağacının altına brandaları serer, üzerine toplanmış olan bademleri yığar, üstüne feneri diker, bizi etrafında çepçevre oturttuktan sonra "masal anlatacağım" diye başlar, biz onun masalını dinlerken bir taraftan da bademleri temizlerdik.

Ninem her zaman masal anlatmazdı. Bazen de eski İzmir’i anlatırdı. Çünkü biz eski İzmir’i bilmiyorduk. Bizim bildiğimiz İzmir altmış yılı başlarındaki İzmir’di. O ise kurtuluştan önceki İzmir’i anlatırdı. Özellikle Frenk mahallelerini. İzmir’in Frenk mahalleleri bütün çocukluğumuzu doldurmuştur dinleye dinleye. İzmir’in Frenk mahalleleri İstanbul’un Beyoğlu’su gibiymiş. Yani daha ziyade gayrimüslimlerin yaşadığı yer bugünkü Kültürpark’ın olduğu alandaymış. İzmir’in kurtuluşu sırasında çıkan büyük yangında bütün o semt yanmış. Orada yaşayanları anlatırdı hep ninem, "Özellikle daha çok gayrimüslimler yaşıyordu orada. Yani Rumlar vardı, Ermeniler vardı, Levantenler vardı. Ve bunlar Osmanlı tebaasıydı. Onların dışında İzmir’e gelmiş, yerleşmiş başka yabancılar da vardı. Bunların fabrikaları vardı, büyük mağazaları vardı. Ve aralarında bir taksimat da yapmışlardı. İtalyanlar, Fransızlar ve İngilizler Buca, Bornova ve Karşıyaka’yı paylaşmışlardı aralarında. Bunların oralarda villaları, yalıları ve çok güzel evleri vardı. Evlerin hepsi Batı tarzıydı. Evler bahçe içindeydi ve bahçeler de çok bakımlıydı." derdi.

 Kraemer tiyatrosu - Pathe Sineması


Yorumlar - Yorum Yaz