Ezan ve Namaz

ÖMÜR DEDİĞİN NEDİR Kİ?

 ezan ve namaz

28 Mart 2010, Pazar

Torunu, pamuk gibi bembeyaz sakallı, nur yüzlü dedesine merakla sorar,

- Dedeciğim, bir insanın ömrü ne kadardır?

Dede tatlı bir gülücükle,

- Ezanla namaz arası kadardır yavrucuğum, deyince torun,

- Nasıl yani, ömür bu kadar kısa mı? diye hayret eder. Dede,

- Evet yavrum. Ömür namazsız ezanla, ezansız namaz arası kadardır, diye cevap verir.

Torun tekrar sorar,

- "Namazsız ezan" ve "ezansız namaz" sözlerinden ne kastettiğini anlayamadım dede. Bu ne mânâya geliyor?

Dede şefkatle ellerinden tuttuğu torununa,

- Bak yavrum. Geçenlerde komşumuzun çocuğu doğduğunda çocuğun kulağına ezan okundu, değil mi? Peki, o ezanın namazı kılındı mı? Hayır, kılınmadı. İşte, o ezan namazsız ezandır. Öldüğümüz zaman kılınan cenaze namazının da ezanı yoktur. Bu da ezansız namazdır. Çünkü cenaze namazının ezanı, insan doğduğunda kulağına okunan ezandır ve "Ey dünyaya ayak basan insan! Doğdun ama muhakkak öleceksin. Ömür çabuk biter. Hayatını iyi değerlendir. Boşa vakit harcama." ikazını yapmaktadır insanoğluna. İşte yavrum, ömrümüz ezanla namaz arası kadar kısadır. Günlerini, haftalarını, aylarını ve yıllarını sakın boşa geçirme. Hiçbir zaman "daha erken", "acelesi yok" deme. Hatta bir nefeslik bile boşluk bırakmamaya çalış, zira ertesi güne bedenen ve ruhen sağlıklı olarak kavuşacağımızın hiçbir garantisi yoktur manasındadır.

 ezan ve namaz

Yakınları cenazeyi gömdükten sonra mezarlığı terk ediyor ve mevtâ, âkıbeti meçhûl bir seyahatin daha en başında derin bir yalnızlıkla baş başa kalıyor.

"Will no one lay the laurel wreath,
When silence drowns the screams."

EPITAPH

King Crimson

azrail - ölüm meleği


Yorumlar - Yorum Yaz