Gaz Lambasının Fitili

KARŞIYAKA HATIRALARI

 1960larda Karşıyaka İskelesi

Kemal KAMİL

Florida, ABD


GAZ LAMBASININ FİTİLİ

  gaz lambası

11 Nisan 2008, Cuma

Henüz her eve elektrik gelmemişti. Karanlıkta evlerde gaz lambası yakılırdı. Bakkaldan veya bakkalın arabasındaki bidondan litreyle gaz alırdık. Biz bakkal Hafız'ın, Kemalpaşa Caddesi'nin Çifte Fırınlar'a giden tarafındaki dükkânından alışveriş yapardık. Kalıpla alınan yeşil veya beyaz sabun, peynir, tahin helvası bazen gaz kokardı. Alüminyum ölçüyü ya gaz bidonuna daldırır veya çeşmesini açıp şişeyi doldururdu.

Gaz lambasının altındaki camdan yapılmış kısma gaz konulurdu. Teneke bir kasnak ışığı yansıtan daire şeklinde bir aynayı ve icabında duvara asmak, tutmak için kullanılan sapı taşırdı. Fitil lambanın büyüklüğüne ve ışık gücüne göre eni değişen pamuktan yapılmış yassı bir dokumaydı. Bir ucu gazı emer, diğer ucu kibritle yakılırdı. Yine camdan yapılmış, önce genişleyen, sonra daralıp incelen, şişe denilen kısım fitillikteki yerine oturtulurdu. Fitil ayarı ışığı azaltıp artırırdı. Fitil çok çıkmışsa lamba isli yanarak camı sarımsı bir isle kirletir, hatta camı çatlatırdı. Cam her gün temizlenip parlak ışık vermesi sağlanırdı. Lambayı söndürmek için önce fitil kısılır (kısaltılır), sonra şişenin üstünden üflenirdi.

Seyyar satıcılar gemici feneri veya karpit lambası yakardı. Çerez satıcıları ve manavlar akşamları etrafı bu lambalarla aydınlatırdı. İskeleden istasyona yol boyunca uzanan havagazı lambaları vardı. Bunları yakıp söndüren bir görevli olurdu.

İlk elektrik ampulleri elips şeklinde uzundu. Sarımtırak, baygın ışıkları vardı. Belli saatlerde elektrik verilir, kesilirdi. Ankara ve İstanbul radyolarından sonra İzmir radyosu faaliyete geçtiğinde devamlı elektrik gelmeye başladı. Bizim radyolar yayına geç başlardı. Erkenden kalkan babamla ona kahvaltı hazırlayan annem daha çok gaydalı Balkan müziği dinlerdi. Zeki Müren kadınları ve kızları güzel sesi ve usûlüyle henüz radyoya bağlamamıştı.

İstasyon Gazinosu akşam beş sularında gramofondan Suzan Yakar Rutkay'ın "mapushane çeşmesi yandan akıyor yandan" şarkısını defalarca çalardı. Gazeller daha çok postanenin karşısındaki meyhanelerde çalınırdı. Onların da üç beş plâklık koleksiyonları vardı. Bu plâklarda müzik az duyulur, gazelhanın sesi ve sözleri ön plânda olurdu.


Yorumlar - Yorum Yaz