Osmanlı Sofrası

OSMANLI SOFRASI

Osmanlı sofrası 

30 Ekim 2010, Cumartesi

İslam peygamberinin sofra için bir tavsiyesi vardır. "Yemeklerinizi ailenizle birlikte yiyin, çünkü bu yemeğin bereketi vardır." diye buyurmuştur. Osmanlı aileleri bu tavsiyeye önem verir ve uygularlardı.

Osmanlı ailesi kuşluk yemeği ve akşam yemeği olarak günde iki defa yemek yerdi. Sofranın merkezi babaydı. Varsa büyük anne ve büyük baba babanın iki yanına otururdu. Anne çocukların arasında yer alır, ihtiyaç olduğunda onlara yardım ederdi. Sofra örtüsü yere yayılır, üstüne genelde altı ayaklı bir tahta konurdu. Onun üstüne de büyük yemek sinisi oturtulurdu. Kaşıklar sininin çevresine sıralanırdı. Sininin çevresine minderler dizilir, sofraya oturanlar sağ kolları sofraya dönük olarak, sofraya hafif bir çapraz yaparak otururlardı. Sürahi yerde, sofra örtüsünün üstünde olurdu.

İlk yemek genelde çorba olup, bakır kâse içinde sofraya gelirdi. Babanın sesli bir besmelesi ile yemek faslı başlardı. Yemek sırasında pek konuşulmazdı. Yüksek sesle gülünmez, yemeği beğenmeyen, sevmeyen biri varsa bunu açıklamazdı. Kesinlikle ağız şapırdatılmaz, ekmek ısırılarak değil, koparılarak yenirdi. Asık suratlılara, durumu usulca bildirilirdi.

Sofrada su içmek isteyen olursa, gençlerden biri onun bardağına suyu koyardı. O şahıs suyunu bitirinceye kadar sofradakiler bekler, su içenin yemek hakkı böylece korunurdu.

Yemekler aynı tastan yenir, çatal ve bıçak kullanılmazdı. Sofra töresi ancak Tanzimat'la birlikte değişmeye başlamış, herkes kendi tabağına konulan yemeği çatal ve bıçak kullanarak yemeyi zamanla öğrenmişti.

Çorbadan sonra et yemeklerinden biri, yanında pilav, ardından ya bir soğuk yemek veya bir börek, sonra da tatlı türlerinden ya da meyvelerden bir tabak gelirdi.

Yemeğin sonunda baba şükür duasını ettikten sonra herkes tuzluktan bir tutam tuz alarak ağzına atar ve yemeği pişirene "elinize sağlık", "çok güzel olmuş" gibi şükran ifadesi söylenirdi. Sonra evin yetişmiş genç kızı büyüklere kahve yapmak üzere mutfağa geçerdi. Büyük anneler ve büyük babalar oturuyorken sofradan kalkanlar, sinideki sofra eşyasını sırasıyla toplayıp mutfağa götürürlerdi. Yerde hiçbir zaman ekmek kırıntısı bırakılmazdı.

Osmanlı sofrası  


Yorumlar - Yorum Yaz