Eski İzmir'de Sağlık Kurumları

ESKİ İZMİR'DE SAĞLIK KURUMLARI

Mehmet Emin Elmacı 

Bu yazıdaki bilgiler 1949 tarihinde kaleme alınmış olup, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Emin Elmacı'nın derleme-düzenlemesiyle ortaya çıkmıştır.

4 Aralık 2015, Cuma

 

İZMİR'DE TIP HAYATI

Hekim Galinos'a feyiz veren İzmir'in tarihini tetkik edenler, son yüzyıl içinde bu şehirde birçok kıymetli doktorun vazife gördüğünü, bu güzel şehirde yaşamış insanların sağlığına hizmet ettikleri görülür. İzmir'in İstanbul'dan daha eskiye dayanan garpla temasının tabii bir neticesi olan bu hususiyeti, zaman zaman İzmir'deki doktorların burada adeta bir ilim heyeti halinde çalıştıklarını, hatta Atina'da ve hatta garp şehirlerinde tutuldukları hastalıktan şifayap olamayınca bir defa da kendilerini İzmir'deki tıp alimlerine gösteren hastalar bulunduğunu anlıyoruz. 1850 yılında İzmir'de serbest olarak çalışan Felemenkli Dr. Garko'nun Ege'nin şifalı otlarından faydalanarak şeker hastalığına iyi gelen bir ilaç keşfettiği, yine aynı doktorun cilt hastalıkları tedavisinde kullanılan hususi ve gizli formüllü ilaçlar meydana getirdiği anlaşılıyor.

1880 tarihinde İzmir'de doktorların hususi toplantı yerleri vardı. Kordon'daki müteaddit kulüpler, bilhassa Mısır Kumpanyası'nın bilahare sinema haline getirdiği Pathe binası doktorların toplandıkları bir kulüptü. Bu tarihte Dr. Jak Kalika, Karakuş, Pengalos, Dr. Nalbantoğlu, Kostan, Leon, Dr. Şayan, Dr. Klado, Dr. Lagranatik, Dr. Bernardo, Macaraki, Dr. Narik ve Dr. Politi tutulan doktorlardı. Halk ihtisasa kıymet veriyor, mesela kulağından rahatsız olan mutlaka bir kulak mütehassısına gitmeyi tercih ediyordu. Doktorlar hastanın verdiği ücreti tartışmayı veya fiyat pazarlığı yapmayı mesleki bir zaaf sayarlardı. Doktorluk yüzünden bu tarihlerde İzmir'de servet yapmış kimseler yoktu. Fakat doktorlar ferih fahur geçinirlerdi. Bazı Türk ve gayrı Türklerin aile doktorları vardı. Aile doktorları tıbbî kontrollerine aldıkları ailenin çocuklarının tahsil ve terbiye işlerinde de fikir sahibi idiler.

1880 yılında İzmir'de 55 eczacı mevcuttu. Bunlar arasında en meşhurları Argiropoulos, İkar ve Macar eczaneleri idi. Eczanelere müracaat eden hastalara eczacılar münasip ilaçlar verirlerdi. Eczacılar icabında hastanın evine kadar gider, hatta muayene bile eder ve hastalığa iyi gelecek ilacı tayin ederlerdi.

1890 yılında İzmir'de şahadetnameli doktorlar artmıştı. Şahadetnamesiz doktorlara halk itibar etmez olmuştu. Bu tarihte İzmir sıhhiye müfettişi Ali Rıza Efendi idi. Miralay İshak Hacı Bey sevilen bir doktordu. Bu zat halktan asla para almazdı. Kendi emlak ve arazisinin geliri ile maişetini temin ederdi. Dr. Ali Bey, Mustafa Bey, Binbaşı Mustafa Efendi, Ali Nurettin, Anastasyadis, Aperi, Dr. İpokrate, Dr. Vardas, Parasimides, Vespotoplu, Viyamandopulo, Macaraki, Dr. Mıdırgıç, Dr. Pagonis, Dr. Politis, Dr. Romanides İzmir'in beğenilen doktorları idi. Aynı tarihte İzmir'de Argiropulos, Argiros, Fransuva Valeri, Diyamandi, Menevis ve Konstantinidis Eczaneleri bulunuyordu.


Değirmendağı'ndan Memleket Hastanesi ve Piçhane
Guraba-yı Müslimin Hastanesi (sağdaki bina)

MEMLEKET HASTANESİ

İzmir Guraba-yı Müslimin Hastanesi'nin (Memleket Hastanesi) temeli 1849 yılında vezir İzmirli Muhlis Paşa'nın himmeti ile atılmış, Saray'dan temin edilen bir tas dolusu altına ilaveten İzmir halkının yardımları ile erkek ve kadınlara mahsus 60 yataklı bir hastane olarak 1851 yılında küşat olunmuştur. Hastanenin ilk idare heyeti Fahri Nazır Osmanzade Hacı Hüsnü Paşa, sıhhiye müfettişi Zeki Bey, aza tüccarlardan Hacı Ağabeyzade Cemal Efendi, Cevahirci Hacı Hafız Mehmet, saat tüccarı Ahmet Said, müdür Hafız Tevfik, sandık emini Mustafa Efendi'den ibaretti. Hastane muvazzaf kadrosunda bir doktor, bir cerrah, bir eczacı vardı. Ayrıca muhitin birçok tanınmış doktoru fahren bu hastaneye arz-ı hizmet etmişlerdir. Rum ve diğer ecnebi hastanelerin doktorları da günün belirli saatlerinde Guraba-yı Müslimin Hastanesi'ne uğrayarak hizmette bulunuyorlardı.

1854'te hastaneye 1500 liralık akar temin edilmiş, akarlar bilahare 2350 liraya iblağ olunmuştur. 1895 yılında bu hastanede 2542 hastanın tedavi gördüğü, bunlar arasında 158 kanser ve 48 kadın hastalığı bulunduğu, kadın hastalardan 31'inin rahim hastalığına müptela olduğu göze çarpıyor. 1883-1894 yılları arasında aynı hastanede 54698 hastanın tedavi görüp şifayab olduğu anlaşılıyor. Memleket Hastanesi'nde ebe Matmazel Depanya'nın tıpkı bir nisaiyeci gibi kıymetli hizmetlerde bulunduğunu öğreniyoruz. 1910 malî yılının dört ayında bu hastanede yapılan 186 ameliyattan yedisinin kürtaj ve üçünün laparatomi olduğu kayıtlardan anlaşılıyor.

1926'da Sarıkışla ve Memleket Hastanesi 

Bahribaba Parkı, Sarıkışla (solda), Memleket Hastanesi (sağda)

Bu tarihlerde Memleket Hastanesi'nde kullanılan tıbbi aletler şunlardır: Bir forseps, iki sefalotrip, ağaç saplı bir kafatası delme makası, çocuk için gümüşten mamul bir suni teneffüs borusu, perine yırtığını tamir için bir emet iğnesi, rahim, mehbil ve nasuru mehbeli ve hazzı batın için muhtelif aletler mevcuttu. Bu tarihte hastabakıcılar geceleri asla uyumaz, uyuyan hastabakıcı müstafi sayılırdı. Buna rağmen hastaların geceleri metruk bir halde bırakıldıkları ve ağır hastaların terk-i hayat ettikten birkaç saat sonra farkına varılarak karantina kısmına alındıkları maalesef hakikattir. 1892 senesinde 20.178 altın sarfı ile yatak adedi 120'ye çıkarılmış, 30 koğuş ve müteaddit odalarla ameliyathane, viladiye servisi, idare odaları ilave olunmuş, güzel bir eczane, tahlil kısmı, hayvanat beslemeğe mahsus bahçe ortasında bir de köşk inşa edilmiştir. Ütü makinesi o zamanlar yakın şarkın tek ütü makinesi idi.

Hastanenin muvazzaf tabipleri Dr. Mustafa Enver Bey, Dr. Ali Bey, Nazmi Bey, Şükrü Bey ve Haydar Bey'di. Fahri doktorlar ise kulakçı Mihalaki Efendi, gözcü Matyadi Emanoel Efendi, dahiliyeci Buseron Efendi, dahiliyeci Apostolidi, dişçi Nikolaidi idi. Başeczacı Süleyman Ferit Bey'di. Eczacılar arasında Lütfü, Asım ve Fuat vardı. Hastanenin 1906 yılı bütçesi 603.000 kuruştu. Memleket Hastanesi 1913 yılında Hususi İdare emrine geçti. 1913 yılında Dr. Şehri Bey de hastane heyet-i sıhhiyesinde vazife görüyordu. Halk Şehri Bey'i seviyordu. Aynı tarihte Dr. Memduh Bey de belediye doktoru olarak hastanenin hizmetinde bulunuyordu.

Hastanenin müdürü sarıklı, cübbeli bir zat olan Manisalı Hoca Tevfik Efendi idi. Müdüriyet odası şimdiki başhekimin işgal ettiği oda idi. Tefrişatı saman şilteli sedirlerdi. Müdür Tevfik Hoca müdürlük makamında bağdaş kurup otururdu. Memleket Hastanesi'nin bodrum katında yandaki iki oda camekanlı kahvehanelerdi. Hastaneye varidat getirsin diye hastalara çay ve kahve satılırdı. Hastaneye her gün öğleden sonraları meyve ve çerez satanların girmesi yasak değildi. Doktorlar muntazam gelir alamadıkları için akaratın gelirine haciz koyarlardı. Mesela sertabip Dr. Mustafa Bey Salepçioğlu Hanı icarından maaşı olan 1350 kuruşu alırdı. Hastanede kafi karyola olmadığından, ekseri hastalar yer yataklarında yatarlardı. (Bu malumatı ilk Hususi İdare başkatibi Şevki Çavdar vermiştir.)

Mustafa Enver Bey İzmir Memleket Hastanesi'ne büyük emek vermiş bir doktordur. Kendisi Birgilidir. 1877 yılında İzmir Memleket Hastanesi'nde vazifeye operatör olarak başladığı zaman İzmir'de Türk doktor yoktu. Feragatle çalışıyordu. Dr. Mustafa Bey'den evvel hastane başhekimi Nalbantoğlu Dr. Nikolaki idi. Nikolaki Dr. Mustafa Bey'in gayretinden ve İngiliz usulü cerrahlığından memnun olunca kendisinin sertabip olmasını tavsiye etmiş, Mustafa Enver Bey bunun üzerine sertabip olmuştu. Bu tarihte İzmir'de askeri doktor Mustafa Bey'le Dr. Mustafa Enver Bey arasında mesleki geçimsizlik oluşu hastaneyi az çok mütezarrır etmiş, fakat neticede Dr. Mustafa Enver Bey vaziyete hakim olarak hastaneyi 1929 yılına kadar mükemmel bir surette idare etmiştir.

Dr. Mustafa Bey gayet çalışkan, halka itimat telkin eden bir şahsiyetti. Dr. Behçet Uz belediye reisi olunca Kültür Mahallesi'nde Dr. Mustafa Bey adına bir heykel diktirmiş ve adını o caddeye vermiştir.

İzmir Memleket Hastanesi tarihinde Dr. Mustafa Enver Bey kadar muhterem bir şahıs olan Dr. Hasan Yusuf Bey de uzun seneler hizmet etmiştir. 1914 yılında Memleket Hastanesi'nde vazifeye başlayan ve nisaiye servisini kuran Dr. Hasan Yusuf uzun mücadele yılları geçirmiş ve Dr. Cemal Tunca'dan sonra uzun seneler hastane baştabipliğini ifa etmiştir. Kendisi de elyevm Yüksek Sağlık Şurası üyesidir.

Memleket Hastanesi'nden başka İzmir'de Musevi Hastanesi, Sen Antuvan Hastanesi, Fransız Hastanesi, İngiliz, Felemenk, Ermeni ve Rum Guraba Hastaneleri vardı. Halk bu hastanelere iltifat etmemekle beraber, Memleket Hastanesi'ni kendi hastanesi olarak tercih eder ve asla yardımını esirgemezdi.

İzmir İngiliz Hastanesi 

İngiliz Hastanesi

Dahiliyeci Kordeliyon, Celebyan, Çakıroğlu, Brunetti tanınmış doktorlardı. Saltof, Marguliyes, Şaso ve Amado da halkın takdirini kazanmış tabiplerdi. Göz hekimi Hroni, kulak-boğazcı Filipides halk sağlığına hizmet etmişlerdir. Bu doktorlar Kordon'da Sporting Kulüp'te birleşerek tıbbî konuşmalar yaparlardı. Memleket Hastanesi'nde de bu kabil konuşmalar yapılırdı.

CUMHURİYET DEVRİ

İzmir'in son çeyrek yüzyılında bu şehir halkına arz-ı hizmet eden birçok doktor feragatle çalışmışlardır. Bakteriyolog Dr. Memduh Say, Dr. Bahtiyar Tara, Memleket Hastanesi eczacıbaşıcısı Süleyman Ferit Bey hayatlarını İzmir'e vakfetmiş simalardır. Ezcacı Kemal Kamil Aktaş, Dr. Celal Yarkın, elyevm Etibba Odası başkanı olan Dr. Behzat Sibel, Dr. Fahri Işık, Dr. Hasan Fehmi Yurtoğlu, Dr. Kamuran Örs, Dr. Hayri Üstündağ, Dr. Abdi Muhtar Bilginer, Dr. Kemal Osman Bozkurt, Dr. Necati Kip, Op. Dr. Raif Karadeniz, Dr. Lütfü Rahmi, Dr. Lütfü Sabri, Dr. Ali Rıza Doyran, Dr. Cevdet Gönenden, diş tabibi Ferit Cemal Üçer, diş tabibi Ekrem Berk, diş tabibi Refik Tezer, dişçi Adnan Paşalı, Dr. Lütfü Kırdar, Dr. Mithat Orel, Dr. Sami Salih, Dr. Ali Agah Dinel, Dr. Behçet Uz, Dr. Demir Ali, Dr. Dahi Öke İzmir halkının minnetini kazanmışlardır.

Bugün İzmir'de çok değerli doktorlar yine halkın hizmetindedirler. Dr. Mustafa Sakarya, Dr. Şevket Beşe, Op. Dr. İlhami Akkoyunlu, Op. Ruhi Soyer, Dr. Selahattin Tekand, Dr. Hikmet Aladağ, Dr. Adil Bir, Dr. Cahit Tuner, Dr. Lemi Ergin, Dr. Selahattin Akçiçek, Dr. Lebit Yurdoğlu, Dr. Asil Atakam, Dr. Ali Rıza Bıyıkoğlu, Dr. Osman Yunus bu meyandadır.

Görülüyor ki İzmir tıp alemi bugünkü varlığı ile asla küçümsenemeyecek durumdadır.

HASTANELER

İzmir'deki mevcut hastaneler şunlardır:

  1. Memleket Hastanesi - Baştabib Dr. Osman Yunus, göz doktoru Burhan Bengü, iç hastalıkları doktorları Celal Yarkın, İlhami Akkoyunlu ve Ruhi Soyer, kulak-boğaz-burun doktoru Kemal Tarım, asabiye doktoru Kemal Osman Bozkurt, bakteriyolog Dr. Sait Çalık, röntgen doktoru Fahri Işık, nisaiye doktoru Behzat Sibel, Eczacı Bedri Tarlan

  2. İşçi Hastanesi - Baştabip Dr. Mustafa Sakarya

  3. Emraz-ı Zühreviye Hastanesi (Eşrefpaşa Hastanesi) - Dr. Lütfü Rahmi Seren

  4. Emraz-ı Sariye ve İstilaiye Hastahanesi (şimdiki Göğüs Hastalıkları Hastanesi) - Dr. Lütfü Sabri Serinken

  5. Doktor Behçet Uz Çocuk Hastanesi - Dr. Ali Rıza Bıyıkoğlu

  6. Buca Verem Sanatoryumu

  7. Bulaşıcı Hastalıklar Dispanseri - Dr. Ali Rıza Doyran


Yorumlar - Yorum Yaz