İzmir'in Değeri

İZMİR'İN DEĞERİNİ ANLAMAK

 İzmir Cumhuriyet Meydanı sahili

  • İlk sigarayı Konak-Karşıyaka vapurunda içmişsen, artık ne zaman sigara içsen rüzgar esecek sanırsın.

  • İzmir’de büyümüşsen, yolların er ya da geç denize çıkacağını sanırsın.

  • Herkesin öyle ya da böyle lafının bir yerinde şaka yapacağını, gülüşeceğinizi, kızların her daim şen şakrak olacağını sanırsın.

  • Salataların hep ışıl ışıl zeytinyağlı olacağını, çekirdeğe herkesin çiğdem diyeceğini, sinirlenenlerin asfalyalarının atacağını, balık yerken "tere"nin unutulmayacağını, her şehirde sabahları boyoz bulunabileceğini, gevrek deyince simit demek istediğini herkesin anlayacağını, gevreğin yanında mutlaka tulum peyniri olacağını sanırsın.

  • "Kumru" dediğinde simit ekmeğine yapılmış domatesli-peynirli sandviçleri kastettiğinin anlaşılacağını filan sanırsın.

  • Her şehirde çocukken gidilen ve çok hayret edilen fuarlar olduğunu, pavyon denince ülkelerin stantlarının bulunduğu neşeli hangarların kastedildiğini, lunapark denen şeyin fuarın ayrılmaz bir parçası olduğunu, fuar denen yerde yürüyünce çocukların çok yorulduğunu ve yorulmuş çocukların kucakta taşınacağını sanırsın.

  • Karın dağlarda bulunan bir şeyler olduğunu, herkesin kalamar yediğini ve biraz Rumca bildiğini, dünyadaki bütün kadınların mini etek giydiğini, rakı içilince oynandığını, içilmese de oynandığını, her fırsatta oynandığını sanırsın.

İzmir'in değerini İzmir'den uzak kalınca çok daha iyi anlarsın!


Yorumlar - Yorum Yaz